Bir yanda grev aşamasına gelen kamu işçilerinin Kamu Çerçeve Protokolü görüşmeleri, diğer yanda memur sendikalarının 1 Ağustos’ta, metal işçilerinin eylül ayında başlayacak olan toplu iş sözleşmesi süreçleri ve tek tek iş yerlerinde süren örgütlenme, toplu iş sözleşmesi (TİS) ve hak arama mücadeleleri bu dönemin temel gündemini oluşturuyor.
Kamu işçileri, memurlar ve metal işçilerini kapsayan bu süreçlerin aynı yıla denk gelmesi, aslında ortak mücadele için tarihsel bir fırsat da yaratıyor.
Erdoğan-Şimşek programının kemer sıkma politikalarının dayatıldığı bu süreç, ortak taleplerin savunulmasını hem zorunlu hem de anlamlı hale getiriyor.
İşçi ve emekçi kadınların hem uğruna mücadele ettiği hem de ortak taleplerini savunabilmek için kullandığı bir araç, toplu iş sözleşmeleri. Ancak toplu iş sözleşmelerinin önemi sadece ücret zammının ne olacağını belirlediğinden değil; aynı zamanda işçi ve emekçilerin mücadele hafızasını da yansıtmasından kaynaklanıyor.
Ekmek ve Gül dergisi bu dosyasında TİS’lerin tarihsel oluşum sürecine, kadın işçiler açısından önemi ve kadınların mücadeleyle TİS’lerde kazandıkları haklara mercek tutuyor…
Emeğin kolektif gücü olarak toplu iş sözleşmeleri
Toplu iş sözleşmelerinin sosyal haklar yüzü











