Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kadınların giyim tarzı ve özgürlüklerini hedef alan1 Ağustos hutbesine bir tepki de yazar Berrin Sönmez’den geldi. Sönmez, başını açacağını açıkladı.
Diyanet’in 1 Ağustos’ta 81 ildeki tüm camilerde okutulan ‘Haya ve Edep’ başlıklı hutbesinde kadınların yaşam tarzı hedef alınmıştı.
“Uygunsuz kıyafetlerle toplumsal alanlarda ve özellikle kurumsal özelliği olan mekânlarda bulunmanın asgari ahlak kurallarına meydan okumak olduğu” belirtilen hutbede, “Bu, çağdaşlık değil, ilkelliktir. Ahlak ve edep ölçülerinin çiğnenmesine sessiz kalan herkes büyük bir vebal altındadır. Çünkü neslimizin iffetini, edebini ve ahlakını korumak hepimizin ortak sorumluluğudur” denilmişti.
Hutbe büyük tepki almıştı.
‘KİŞİSEL BİR DİRENİŞ’
Söz konusu hutbeye yönelik bir tepki de Feminist yazar Berrin Sönmez’den geldi. Sönmez, medyascope’da yer alan yazısında başını açacağını duyurdu.
“Başörtüsü dayatmasına karşı kişisel bir direniş” kararı aldığını belirten Sönmez şu ifadeleri kullandı:
“Emekli olduğum gün başımı örterken kendimce yaradanımla bir sözleşme yaptım. Eğer bir gün bu ülkede başörtü zorunlu tutulacak olursa o gün başımı açarım, dedim. Ve yazık ki şimdi hutbedeki kurumsal yapılar ifadesi geçmişteki başörtü yasağının rövanşı için bir başörtü dayatmasının kadınlara yükleneceğini düşündürüyor. Umarım yanılıyorumdur. Ama bu işaret fişeğini görmezden gelemem. Dayatma ihtimalinin henüz geri döndürülebileceği bir aşamadayken tepki vermek gerekiyor. Yani bana yine bir kişisel direniş yolu göründü. Başörtüsü zorunluluğu getirilmesi ihtimaline karşı şimdiden başımı açıyorum. Yazının bu hasbihal kısmı okurlar için, uzaktan bakanlar için çalkantılı, gel-gitli, kararsız bir yaşam öyküsü olarak görülebilir. Hiç sakıncası yok düşünce özgürlüğüne saygılıyım. Kimseden de saygı ya da onay beklemiyorum. Sadece gerekli olan tepkinin uygun zamanını kaçırmak istemediğim için başörtümle vedalaşıyorum. Bir kişi bir anlam ifade etmeyebilir ama bir kişi olarak safım belli olur. Diyanetin ve iktidarın gittiği yolu, zulmün yolunu reddediyorum.”











