Kadınların ‘Umutla özgürlüğe yürüyoruz’ yürüyüşü başladı

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Sebahat Tuncel, Ayla Akat Ata, belediye eşbaşkanları ve yüzlerce kadının katıldığı buluşma, DEM Parti Amed İl Örgütü binası önünde gerçekleşti. Polis ablukasına rağmen kadınlar, “Jin, jiyan, azadî”, “Bijî Serok Apo” ve “Bê Serok jiyan nabe” sloganlarıyla yürüyüşe başladı.

Kadınlar alkış, zılgıt ve sloganlar eşliğinde Gaziler Çeşme Durağı’na ulaştı. Burada “Komplocu zihniyete karşı direniş ruhuyla zafere koşmanın zamanıdır” pankartı açıldı, davul ve şarkılar eşliğinde uzun süre halay çekildi.

“Umut hakkı ertelenemez” sloganlarının yükseldiği açıklamada, kadınların özgürlük mücadelesi vurgulandı.

BARIŞ BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR

TJA aktivisti Sebahat Tuncel yaptığı konuşmada, kadınların barış, özgürlük ve demokrasi için yıllardır büyük bedeller ödediğini kaydetti.

Sebahat Tuncel,  “Barış mücadelesi bizim için tercih değil, zorunluluktur. Kültürümüzü, dilimizi barış ortamında inşa edebiliriz. İktidarlar bizim bu talebimizi hep yok saydılar. Yüz yıldır bu ülkede Kürtler ‘barış’ diye haykırıyor. Şimdiye kadar ne yazık ki anlamlı bir cevap verilmedi” dedi.

Meclis’te Kürt sorununa ilişkin kurulan komisyona dikkat çeken Sabahat Tuncel, “Komisyonun iki sorumluluğu vardı. Tarafları dinleyerek birinci sorumluluğunu yerine getirdi ama Sayın Öcalan’ı dinlemediler. Sayın Öcalan’ı dinlemeden barış olmaz.” diye konuştu.

“Bu sürece barışa yönelik bir direnç var. Bu direnç Kürtlerden yana değil, devletten yanadır.” diyen Sebahat Tuncel, “Biz Kürtler barıştan yana olduğumuzu hep ifade ettik” dedi.

ABDULLAH ÖCALAN’A TECRİT BARIŞI TEHDİT EDİYOR

“Devletin yapması gereken şeylerden biri tarafların özgür koşullarını yaratmak” olduğunu ifade eden Sebahat Tuncel, şunları ekledi:  “Devlet özgür koşulda çalışmasını yapıyor ama Kürt tarafı aynı durumda değil. Bir yıl oldu ama İmralı’da hala tecrit politikaları devam ediyor, bu tecrit barışı da tecrit ediyor. O yüzden Ankara’ya yürüyoruz. Ankara’da, ‘Sayın Öcalan’ın özgürlüğü halkın özgürlüğüdür’ diyeceğiz. Sayın Öcalan yaptığı bir görüşmede şöyle ifade etti: ‘Benim özgürlüğüm halkın özgürlüğündedir. Tek başına benim özgürlüğümü gündem yapmıyorum.’ Sayın Öcalan kendi özgürlüğünü Kürt halkının özgürlüğünde görüyor. Biz Kürtler, Kürt kadınlar olarak da kendi özgürlüğümüzü Sayın Öcalan’ın özgürlüğünde görüyoruz. Bu bir şart değil, gerekliliktir. Özgür olmadan gerçek anlamda barış mümkün değil. Biz bu barışın gerçek olsun istiyoruz.”

ÖZGÜRLÜK YÜRÜYÜŞÜ DEVAM EDECEK 

Özgürlük için kararlı olduklarının altını çizen Sebahat Tuncel, “Bu halk 50 yıldır özgürlük yolunu yürüdük, yürümeye devam edecek. Çok büyük emek, bedel verdi ama asla vazgeçmedi. Biz bu halkın evlatlarıyız. Onurlu barış istiyoruz. Bunun çaba ve emekle gerçekleşeceğini biliyoruz. O yüzden Amed’den Ankara’ya yürüyoruz. Kadınların taleplerini buradan alıp, Ankara’ya götürüyoruz. Amed’den Ankara’ya barış köprüsü kuruyoruz. Özgürlük yürüyüşümüz uzun süredir devam ediyor, devam edecek” şeklinde konuştu.

TALEPLER ANKARA’YA İLETİLECEK

Sabahat Tuncel şöyle noktaladı: “Talepleri Ankara’ya ileteceğiz ama halklarımıza da çağrımız var. Bu mesele sadece Kürtlerin değil, bütün Türkiye halklarının meselesi. Kürtleri düşman gören, yok sayan, dilini, kültürünü, kimliğini inkar eden politikaların sona gelmiştir. Rojava ne olacak diye ne konuşuyorlar. Türkiye’deki, Rojava’daki, Başur’daki, Rojhilat’taki Kürtler de özgür olacak. Eşit özgür olarak birlikte yaşayacağız. Bunun yolu demokratik siyasettir. Demokratik siyasetin önünü açın, barışın önünü açın. Kendimize, kadınlara, halkımıza güveniyoruz.”

Sebahat Tuncel’in konuşması sık sık, sloganlarla kesildi. Yapılan açıklamanın ardından kadınlar araçların hareket edeceği noktaya doğru yürüyüşü geçti.

/ANF/

Öne Çıkanlar