Sosyolog Yakut: Kadınlar eşit ve güvenli yaşam istiyor

Sosyolog Günay Yakut, kadınların yalnızca fiziksel değil, toplumsal ve ekonomik anlamda da eşit ve güvenli bir yaşam talep ettiklerini söyledi.

Yakut, mahallelerde, köylerde ve kent merkezinde yeniden kadın dayanışma merkezlerinin, danışma ofislerinin ve örgütlenme alanlarının kurulması gerektiğini vurguladı.

Amed Büyükşehir Belediyesi’nin “Kadın kentlerine doğru” şiarıyla yaptığı buluşmada, kentte bulunan kadın kurumları, STK’lar ve kadınları dinledi. Kadınların nasıl bir kent talep ettiklerine ve eleştirilerine dair söz kuran kadınlar, bu buluşmadan sonra saha çalışmasına çıkacak. Şiddet, yoksulluk, güven, istihdam ve fiziki engeller noktasında kadınların yaşamında yer alan bütün sorunların detaylarıyla konuşulduğu buluşmada, özellikle daha güvenli kent ve sokaklar için mahalle meclisleri fikri öne çıktı.

Toplantıda yer alan isimlerden Sosyolog Günay Yakut, ANF’ye konuştu. “Nasıl bir kentte yaşamak istiyoruz?” sorusu etrafında tartışıldığını anımsatan Günay Yakut, kadınların yalnızca fiziksel değil, toplumsal ve ekonomik anlamda da eşit ve güvenli bir yaşam talep ettiklerini belirtti. Yakut, “Bugün burada, kadınların kentle kurduğu ilişkiyi tartıştık. Katılımcılar, kentin mimari dokusundan ev içi emeğe, parkların güvenliğinden üretim alanlarına kadar pek çok konuda öneriler sundu. Amed’de son 15–20 yılda değişen şehir yapılanması, toplumsal tabakalar arasındaki uçurumu derinleştirdi. Bu da kadınların yaşamını doğrudan etkiliyor” dedi.

KADINLAR KAPALI KAPILAR ARDINDA YAŞIYOR

Günay Yakut, geçmişte kadınların mahallelerde, sokaklarda, parklarda bir araya gelerek dayanışma ağları kurabildiğini, ancak bugün bu alanların daraldığını ifade ederek, şunları söyledi: “Eskiden mahallelerde rahatça örgütlenme çalışmaları yürütüyor, deneyim paylaşıyorduk. Şimdi ise kadınların büyük kısmı kapalı kapılar ardında, ulaşılması zor alanlarda yaşıyor. Bu durum, kadınların hem görünürlüğünü hem de dayanışma kapasitesini azaltıyor.”

KAMUSAL ALANLARIN KULLANIMI SORUNU

Kadınların kentteki kamusal alanları kullanamamasının önemli bir sorun haline geldiğini belirten Günay Yakut, şunları paylaştı: “Parklar kadınlar için güvenli değil. Yoğun madde kullanımı, kör noktalar, yetersiz ışıklandırma gibi etkenler kadınların bu alanlarda bulunmasını engelliyor. Aynı durum sokaklar için de geçerli. Kadınlar geceleri dışarı çıkmaktan çekiniyor. Bu, sadece bireysel bir güvenlik meselesi değil; toplumsal yaşamdan dışlanmanın bir göstergesi.”

KAYYUM KADIN KENTİ HAFIZASINI ZAYIFLATTI

Günay Yakut, Amed’de kadına yönelik şiddet ve yoksulluğun artışına işaret ederek, bunun kayyum süreci ve erkek egemen toplumsal yapıyla bağlantılı olduğunu vurguladı. Yakut, şunları ifade etti: “Kadına yönelik şiddetin artmasının nedenlerinden biri kayyum sürecinin yarattığı kırılmadır. Kadın kurumlarının kapatılması, dayanışma alanlarının ortadan kaldırılması hafızayı zayıflattı. Aynı zamanda erkeklik, toplumsal cinsiyet rollerinden beslenerek güçleniyor. Bu da kadınlar üzerindeki baskıyı artırıyor. Kadınlar kamusal alanlarda, ekonomik yaşamda, hatta parkta otururken bile dışlanıyor. Şiddet sadece evde yaşanmıyor; kentte de sistematik biçimde yeniden üretiliyor.”

DAYANIŞMA AĞLARI YENİDEN KURULMALI

Toplantıda en fazla öne çıkan önerilerden biri, kadınların yeniden dayanışma ağları kurması oldu. Günay Yakut, bu ağların geçmişte kadınları koruyucu bir işlev gördüğünü hatırlatarak, şöyle konuştu: “Eskiden bir kadın şiddete maruz kaldığında, komşusu ya da arkadaşı aracılığıyla bizlere ulaşırdı. Şimdi ise kadınlar birbirini göremiyor, dayanışamıyor. Bu kopukluk, kadınların hem şiddet karşısında hem de ekonomik anlamda daha savunmasız hale gelmesine neden oluyor. Mahallelerde, köylerde ve kent merkezinde yeniden kadın dayanışma merkezlerinin, danışma ofislerinin ve örgütlenme alanlarının kurulması gerekiyor.”

ÜRETİM ALANLARI OLUŞTURULMALI

Kadınların yoksullukla mücadelesinde ekonomik bağımsızlığın önemine dikkat çeken Günay Yakut, üretim kooperatifleri ve ortak üretim alanlarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi: “Kadınların birlikte üretim yapıp bu üretimi ekonomiye dönüştürebileceği alanlar kurulmalı. Sadece üretim değil; kadınların sosyalleşebileceği, nefes alabileceği yerler de olmalı. Kreşler, oyun odaları, sosyal merkezler her mahallede bulunmalı. Yaşadığımız şehirler erkekler tarafından tasarlandı. Oysa kadınların erişebileceği, eşitlenebileceği kentler kurmak mümkün. Parklardan sokaklara, sosyal tesislerden belediye hizmetlerine kadar her şey kadınlarla birlikte planlanmalı.”

KADINLAR, KENTİN GELECEĞİNİ BELİRLEYECEK

Günay Yakut, kadınlarla mahallelerde ve köylerde düzenlenecek yeni toplantıların bu dönüşümün bir parçası olacağını söyleyerek, şunları ekledi: “Bugün bizi bu noktaya getiren, kadınlarla kurduğumuz ortak akıl ve dayanışmadır. Kadınlar nasıl bir mahallede, nasıl bir ilçede yaşamak istediklerini kendileri tarif edecek. Biz de bu talepler doğrultusunda eşit ve güvenli kentleri birlikte inşa edeceğiz. Bu buluşma, kadınların kentle kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlamak açısından çok kıymetliydi. Kadınlar artık yalnız değil; birlikte düşünen, dayanışan ve kenti dönüştürme gücüne sahip bir topluluk oluşturuyor. Eşit, güvenli ve dayanışmacı bir Amed ancak kadınlarla mümkündür.”

/ANF/

Öne Çıkanlar