KJK’den Paris Katliamı açıklaması: Kadın devrimini güçlendirelim

KJK Koordinasyonu 23 Aralık Katliamının yıldönümünde yaptığı açıklamada şehitlere bağlılığın en anlamlı ifadesinin özgürlük ve kadın devrimini koruyup güçlendirmek olduğunu belirterek eylem çağrısı yaptı.

KJK, 23 Aralık günü Paris’te uğradıkları silahlı saldırı sonucunda şehit düşen Evin Goyi, Mîr Perwer ve Abdurrahman Kızıl’ı anarak “ikinci Paris katliamının üçüncü yılı vesilesiyle başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm halkımızı, gerçek katiller yargılanana kadar alanlarda mücadeleyi büyütmeye, 23 Aralıktan 9 Ocağa kadar yapılacak tüm eylemlere katılmaya çağırıyoruz” dedi.

KJK açıklamasında şunlar ifade edildi:

“23 Aralık 2022 günü Fransa`nın başkenti Paris`te faşist Türk devletinin tetikçisi William adlı katil tarafından Kürt Kültür Merkezi ile Kürtlerin iş yerlerine yönelik gerçekleştirilen saldırıda tüm yaşamını özgür ve demokratik topluma adayan, bu uğurda 34 yıl boyunca Kürdistan`ın her yerinde mücadele eden Evin Goyi (Emine Kara), Kürt sanatçı Mîr Perwer (M. Şirin Aydın) ve değerli Kürt yurtseveri Abdurrahman Kızıl şehit olmuştur. Şahadetlerinin üçüncü yılı vesilesiyle değerli şehitlerimizi saygı, sevgi ve minnetle anıyor, kendilerini adadıkları özgür ve onurlu yaşam hayallerini gerçekleştirme sözümüzü yeniliyoruz.

Evin yoldaş, Botan`ın direniş geleneği içinde büyümüş, yurtseverliği en içten yaşamıştır. Kürt halkına, Kürdistan coğrafyasına, Kürt kadınlarına yaşatılan zulme karşı gerillaya katılarak Botan kadınının yurtseverliğinin en güzel timsali olmuştur. Botan`ın direniş geleneğini başta Kürdistan ve Kürt kadınları olmak üzere tüm kadınlara ulaştırmak için soluksuz bir mücadele vermiştir.

Önder Apo`nun Evin yoldaşın yüreğine ektiği özgürlük tohumlarını, her kadının yüreğinde büyütmek için yaşamış, 34 yıl boyunca nerede ihtiyaç varsa orada olmayı bilmiştir. Önder Apo`nun özgürleşen kadın özgürleşen Kürdistan`dır tespitinden yola çakarak ulusal mücadele ile kadın mücadelesini örerek Kürt kadınlarının özgürleşmesi için mücadele etmiştir. Unutulmaya yüz tutan, iradesi tanınmayan Kürt kadınlarının partileşmesinden, öz savunmasına ve kendi demokratik sistemlerini inşa etmesine kadar tüm çalışmalarda yer almış, Kürt kadının özgür yaşam çığlığını dünyaya taşımıştır. Direnişi ve mücadelesiyle Özgür Kürt kadın tarihini yazan değerli yoldaşlardan biri olmuştur.

Değerli yurtseverimiz Mir Perwer de fiziki soykırım kadar derinleşen kültürel soykırım saldırılarına karşı Avrupa`da kültür-sanat çalışmalarında yer almış, Kürt dilini-sanatını korumak için mücadele etmiştir. Kürdistan`daki faşist uygulamaları, yaşatılan acıları ve direniş hikayelerini ezgilerinde işlemiştir.

Emekçi yurtseverimiz Abdurrahman Kızıl da, yoksullaştırılan Kürdistan`dan yönünü gurbete dönerken bu göçün sebebinin Kürt halkına karşı geliştirilen faşizm olduğunun bilinciyle  Avrupa`da her daim mücadelenin içinde yer almış, değerlerini, kültürünü koruyarak yurtseverliğin temsili olmuştur. Sürgünde geçen yaşamı kabul etmemiş, Avrupa yaşamına asla teslim olmamıştır. Kürdistan`a dönmenin hayaliyle yaşarken her daim Kürdistanî değerlere ve mücadeleye bağlı kalmıştır.

2013 yılında Paris`te üç devrimci kadının hedef alınmasından dokuz yıl sonra ikinci Paris katliamı olarak tarihe bir leke kalan bu olay, Türk devletinin soykırım saldırılarının ve çöktürme planının Avrupa ayağını oluşturan faşizan eylemlerinden biriydi.

Türk devletinin Avrupa`da ve Kürdistan`da gerçekleştirdiği bu katliamlarına göz yummak, sessiz kalmak çete yapılanmasını güçlendirdiği gibi bu çetelerin tüm insanlığın başına bela olmasının da önünü açıyor. Bu nedenle başta Fransa hükümetinin tetikçilerin belli olmasına, MİT ajanlarının itirafları da dahil bu katliamların Türk devletinin eliyle yapıldığına dair birçok kanıtın bulunmasına rağmen, kendi hukuk ve adalet sistemini hiçe sayarak Türk devletini yargılamaması, bu çete yapılanmalarına güç vermektedir. Türkiye için olduğu kadar tüm Avrupa için de tehlike arz eden bu tür saldırıların önünü açmaktadır. Katilin arkasındaki gerçek güç ve fail Türk devletidir, MİT tir. Savaştan ve kandan beslenen bu kirli çete güçleri halkın önünde yargılanana kadar mücadelemiz büyüyerek devam edecektir. İnsanlık değerleri uğruna yaşamlarını adayan bu devrimcilerin katledilmeleri, insanlık değerlerine bir saldırıdır. Bu nedenle Fransa halkı başta olmak üzere tüm Avrupa halkları bu katliamların aydınlatılması için Kürt halkıyla yan yana mücadele etmeli, devrimcilere ve insanlık değerlerine sahip çıkmalı.

Önder Apo`nun başlatmış olduğu Barış ve demokratik toplum sürecinin başarısı böylesi değerli şehitlerimizi yaşatmak, anılarına bağlı kalmak ve özgür ülke hayallerini gerçekleştirmekle mümkündür. Demokratik temelde örgütlenmek, komünler etrafında birleşerek özgür yaşamı inşa etmek tüm şehitlerimizin hayaliydi ve onlar bu hayalleri bizlere emanet ettiler.

Tüm gençler ve kadınlar Evin Goyi başta olmak üzere şehitlere bağlılığın en anlamlı ifadesinin, özgürlük devrimini ve kadın devrimini koruyup güçlendirmek olduğunu bilerek mücadeleyi yükseltmelidir. Bu temelde ikinci Paris katliamının üçüncü yılı vesilesiyle başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm halkımızı, gerçek katiller yargılanana kadar alanlarda mücadeleyi büyütmeye, 23 Aralıktan 9 Ocağa kadar yapılacak tüm eylemlere katılmaya çağırıyoruz.”

/ANF/

Öne Çıkanlar