Kürt kadın siyasetçi Fidan Doğan için k mezarı başında yapılan anmada konuşan DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Devlet katliamla yüzleşmelidir” dedi.
Paris’te 9 Ocak 2013’te katledilen Kürt Kadın siyasetçi Fidan Doğan’ı katledilişinin 13’üncü yılında mezarı başında anıldı. Mereş’in Elbistan ilçesinde bulunan mezarlıktaki anmaya DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, DBP Kadın Meclisi Sözcüsü Berivan Bahçeci ile çok sayıda kişi katıldı.
Kitle, mezarlığa, “Jin, jiyan, azadi”, “Şehîd namirin” sloganları ile yürüyüş gerçekleştirdi.
Burada konuşan DEM Parti Parti Meclisi (PM) üyesi Pakize Sinemillioğlu, “Sevgili Sakine Cansız’ı sevgili Fidan Doğan’ı Sevgili Leyla Şaylemez’i ve 5 Ocak’ta yine bir katliamda kaybettiğimiz, Sêve Demir, Pakize Uyar ve Fatma Uyar’ı sevgiyle anıyoruz” dedi.
‘BU KATLİAM TEKİL BİR KATLİAM DEĞİL’
Ardından konuşan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 9 Ocak gününün kara bir gün olduğunu belirterek, “Çünkü 3 kadın devrimci, 3 Kürt kadını Paris’in göbeğinde katledildiler. Bu katliamı sadece tekil bir katliam diye ifade edemeyiz, sadece tetiği çekenin suçu olarak ifade edemeyiz. Bu katliam aslında Kürt kadınına, Kürtlerin örgütlü mücadelesine, Kürtlerin tarihsel mücadelesine sıkılmış bir kurşundu. Bu katliamı yapanları vermek istedikleri mesajları vardı; Kürt kadın mücadelesini geriletmek, Kürt halkının eşitlik, özgürlük mücadelesini boğmak istiyorlardı. Özellikle 3 Ocak 2013 tarihinde Sayın Öcalan ile başlayan diyalog sürecini sekteye uğratmak ve o dönemdeki diyalog sürecini, müzakereye everilmesini Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yollardan çözülmesini engellemek istedikleri çok açık ve netti” diye belirtti.
3 KÜRT KADIN
Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Sakine Cansız 12 Eylül zindanlarında direnmiş, Esat Oktay Yıldıran’ın yüzüne tükürmüş, orada Kürt kadının direngenliğini ortaya koymuş bir devrimci yürekti. Kürt kadın hareketinin öncüsüydü. Gittiği her yerde, içinde bulunduğu mücadele alanlarında direndi, ayakta durdu ve bir an olsun teslim olmadı. Fidan Doğan Kürt kadınının diplomatik alandaki temsilcilerinden biriydi. Kürt sorununun demokratik, barışçıl yollardan çözülmesi diplomatik kanallarda yürütülmesi için Avrupa’da diplomasi çalışmalarını yürütüyordu. Ve bu alanda çok uzun yıllardır emek veriyordu. Yine Leyla Şaylemez yoldaşımız, gençliğin sesi gençliğin ruhu olarak mücadelenin içeresindeydi ama 3’ünü de katlettiler 3’ünüde katlederek bugün aslında her birimize bir mesaj vermek istediler; Kürt kadının direngenliğini, mücadelesini, Kürt kadınının eşitlik ve özgürlük talebini kendi diliyle, kendi kültürüyle, kendi ülkesinde, toprağında yaşama iradesini yok etmek istediler. Buna yönelik yapılmış bir katliam olduğunu hepimiz biliyoruz” diye konuştu.
‘APAR TOPAR KATLİAMIN ÜSTÜ ÖRTÜLDÜ’
Hukuki yollardan katliamın üstünün örtüldüğünü vurgulayan Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Apar topar katliamın üstü örtüldü. Tetikçi ortadan kaybedildi. Fransa üzerini örttü, Türkiye’deki soruşturma süreci akamete uğradı ve üzerinden 13 yıl geçmiş olmasına rağmen hala hakikat ortaya çıkarılabilmiş değil. Bir devlet eğer karanlık geçmişiyle yaşanan katliamlarla yüzleşmezse yaşanan katliamların hesabı sorulmazsa bu yeni katliamların da başlangıcı demektir. Bu yeni katliamlara yol açılması demektir. Onun için bugün yeni bir süreçteyiz; 27 Şubat’ta başlayan Sayın Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilmek ilmek örüldüğü bir süreçteyiz. İşte 9 Ocak katliamı da barışa kurulmuş bir pusuydu. Bugün de yine çözüm karşıtı bir aklın devrede olduğunu hep beraber görüyoruz. 9 Ocak’ta yitirdiğimiz 3 yoldaşımızı, 3 kadını anarken onların anılarına mücadelelerine bağlılık sözü verirken; bu mücadeleyi yürütmenin en önemli başlıklarından birisinin Barış ve Demokratik Toplum Sürecini ilerletmek, Sayın Öcalan’ın barış çağrısının arkasında kalmak olduğunu çok iyi biliyoruz. Bugün çözüm istemeyen akla karşı çözümü savunmak zorundayız” diye konuştu.
‘SURİYE’DE KATLETMEK ÇÖZÜMSÜZLÜKTE ISRARDIR’
Halep’teki Kürt mahallelerindeki saldırılarıda değinen Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Halep’te Şexmeqsud, Eşrefiye ve Beni Zed’de Kürtlere yönelik yaşanan kuşatmayı ve Kürt halkına yönelik katliam girişimini kınadığımızı buradan belirtmek istiyorum. Orada kadın, genç, yaşlı, çocuk demeden mahalleri kuşatıp bombalamak, orada katletmenin bugün Suriye’deki çözümsüzlükte ısrar olduğunu hepimiz biliyoruz. Kürt kadınları olarak bu katliamcı ve bu çözümsüzlükte ısrar eden inkarcı, asimilisiyonist aklı boşa çıkarabiliriz” ifadelerini kullandı.
/Mezopotamya Ajansı/











