Halide Türkoğlu: Rojava’ya sahip çıkmak insanlık görevidir

DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, yılın ilk Kadın Meclisi toplantısında Halep’te saldıran çetelerin hesap vermesi gerektiğini belirtirken, “Rojava’ya sahip çıkmak herkesin insanlık görevidir” dedi.

DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, Ankara’daki Genel Merkezde düzenlenen Kadın Meclisi toplantısının açılış konuşmasını yaptı.

Halide Türkoğlu, 2016 yılının ilk Kadın Meclisi toplantısında, 2025 yılının her açıdan mücadelenin yükseltildiği, barış umudunun büyüdüğü bir yıl olduğunu söyledi.

Halide Türkoğlu, “Sayın Öcalan’ın 27 Şubat çağrısı ile başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci, umuda ve özgürlüğe dair mücadeleleri her alanda büyüten bir süreç oldu ve bu süreç devam ediyor. Biz kadınlar çağrının yapıldığı ilk andan itibaren harekete geçtik. Barış ve demokrasi mücadelesinin öznesi kadınlardır dedik” dedi.

Kadınların çağrıyı yaymak için yürüttüğü mücadeleyi anlatan Halide Türkoğlu, Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere de dikkat çekti.

Halide Türkoğlu, “Gerek dünya gerek Ortadoğu gerekse de ülkede yaşanan gelişmeler elbette ki biz kadınların hayatlarını en çok etkileyen gündemlerin başında gelmektedir” dedi.

Halep’te Kürtlere yönelik saldırılara işaret eden Halide Türkoğlu, “Cihadist, kadın düşmanı HTŞ’ye bağlı Türkiye destekli güçler bu mahallelerde insanlığa, kadınlara karşı suç işlemiştir. Bir kez daha kadın bedeni bir savaş alanı olarak görülmüştür. Tüm kamuoyunun gözü önünde bir kadın direnişçi işkence edilerek katledilmiştir. Bizler şunu çok iyi biliyoruz ki bu saldırılarla Kürt halkının, kadınların kazanımları hedeflenmiştir. Halkların, kadınların, inançların bir arada özgür ve eşit yaşamına yönelik yapılmıştır” diye belirtti.

“İnsanlığa, kadınlara karşı suç işleyen bu çeteler hesap vermelidir” diyen Halide Türkoğlu, şunları ifade etti: “Saldırılardan dolayı mahallerden çıkarken kaçırılan kadınların, gençlerin akıbeti araştırılmalı; bu konuda uluslararası hak örgütleri, kadın örgütleri devreye girmelidir. Suriye’nin tekçi, ırkçı, mezhepçi ve cinsiyetçi bir ulus devlet anlayışına ihtiyacı yoktur. Suriye’de halkların, kadınların, gençlerin asıl ihtiyacı, çok kimlikli yapısı ve inançlarıyla bir arada ortak, eşit bir yaşamdır. Türkiye’nin Suriye politikası bu yaşamı savunmak üzerinden şekillenmelidir. Mahallelerde ortaya konulan direniş bir kez daha tüm dünyaya gösterdi ki Kürt halkı da kadınlar da bu cihadist soykırımcı zihniyete biat etmedi, etmeyecek.”

Rojava’ya ses olmanın herkesin insanlık görevi olduğunu belirten Halide Türkoğlu, “Çünkü Rojava bizim varlığımızdır. Rojava bizim kadın kimliğimizdir, onurumuzdur, çizgimizdir! Bunu her alanda göstereceğiz! Bu mücadele sadece Kürt kadınlarının mücadelesi değil, tüm insanlığın ve kadınların mücadelesidir. Tüm kadınlara, kadın örgütlerine, uluslararası kamuoyuna sesleniyoruz: Rojava’ya ses olmak herkesin insanlık görevidir” dedi.

Barış Anneleri Meclisi’nin Rojava’ya ses olmak için Ankara’ya yaptığı yürüyüşü hatırlatan Halide Türkoğlu, şunları ifade etti: “Barış Annelerinin sözünü buradan sizlerle paylaşmak istiyorum: ‘Rojava’da insanlık dışı bir savaş yürütülüyor. Bu savaşı yürütenleri kınıyoruz. Türkiye, o çeteleri eğitip savaşa gönderdi. Kürt çocuklarının kanı üzerine plan yapıyorlar. İnsanlığa karşı bir savaş bu. Biz barış istiyoruz. Dışişleri Bakanı istifa etmelidir. Uluslararası kamuoyuna sesleniyoruz. Colani DAİŞ’tir. Türkiye bunları destekliyor. Bir kez daha barış diyoruz. Kürtlerin kanı üzerine pazarlık yapılmasını istemiyoruz.’ Barış Annelerinin talebi ve sözü bizim de sözümüzdür.”

Kuzey ve Doğu Suriye’de inşa edilen yaşamın Türkiye için bir tehlike olmadığını kaydeden Halide Türkoğlu, “Savaşın en ağır bedelini ödeyenler olarak uyarıyoruz: İçeride de dışarıda da hâkim kılınacak dil ve politika barışın dilidir, barışa hizmet edecek politikaların hayata geçirilmesidir” vurgusunda bulundu.

İran ve Doğu Kürdistan’da yükselen direnişe değinen Halide Türkoğlu, “Tekçi, cinsiyetçi, militarist, mezhepçi bir ulus devlet aklıyla yürütülen her politika nerede olursa olsun halkların, kadınların mücadelesine çarpacaktır. İran’da faşist molla rejiminin uygulamalarına karşı oluşan ve ‘Jin Jiyan Azadî’ isyanlarının devamı olan eylemler bunun göstergesidir.” dedi.

Halide Türkoğlu, Türkiye’deki kadın düşmanı politikalara da tepki göstererek, 2025 yılında 300’e yakın kadının erkekler tarafından katledildiğini hatırlattı. Kadınların yaşamlarının yargı paketleri ile çalındığını belirten Halide Türkoğulu, tüm bu saldırılara karşı kadın mücadelesi ve ortak buluşmalarının önemine vurgu yaptı ve bu mücadelenin “en çok da savaşta ısrar eden zihniyeti tedirgin ettiğine” dikkat çekti.

Halide Türkoğlu, Ankara’daki kadın mitinginin DEM Parti mitingi olarak servis edilmesinin de bilinçli bir algı operasyonu olduğu tepkisinde bulundu.  Halide Türkoğlu, “Bu algı operasyonlarıyla mitingin asıl kurucuları olan bağımsız kadın örgütlerinin eşitlik, özgürlük ve barış taleplerini gölgelemek hedeflenmiştir” dedi.

Halide Türkoğlu, son olarak şunları ifade etti: “Sevgili kadınlar; işimiz her zamankinden daha fazla zor olsa da mücadelemize olan inancımız, bu uğurda yitirdiğimiz yoldaşlarımızın anıları, cezaevinde esir alınan kadın yoldaşlarımızın direnişi, Barış Annelerinin kararlı duruşu bizlerin en büyük moral ve motivasyon kaynağıdır. Evet, öfkeliyiz ama asla umutsuz değiliz! Bu motivasyonla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Örgütlenmediğimiz tek bir alan bırakmayacağız. Yozlaşmış, erkek egemen bu düzene karşı onurlu bir yaşamı bu topraklarda inşa edeceğiz. Şüpheleri olmasın ki o karanlık düzenlerine hiçbir kadın biat etmeyecek. Ortadoğu’da kadının hakikati ve tarihi, bu yüzyılda tüm kadınlara, halklara umut ve cesaret vermeye devam etmektedir. İşte güç de inanç da cesaret de buradadır. 2026 yılı bizler için örgütlülüğümüzü ve dayanışmamızı büyüterek Barış ve Demokratik Toplum Süreci etrafında en sıkı şekilde kenetleneceğimiz, onurlu barışı inşa edeceğimiz bir yıl olacaktır. Bu inançla hepinizi selamlıyorum. Yaşasın kadın mücadelesi! Jin Jiyan Azadî!

 

/ANF/

Öne Çıkanlar