YRJ, bazı Arap medya kuruluşlarının Rojava ve Kuzey Doğu Suriye’ye yönelik provokatif, nefret temelli yayınlarla özellikle kadınlara karşı şiddeti meşrulaştırdığını belirterek, bu kanalların yasal ve etik olarak hesap vermesi çağrısında bulundu…
Kadın Basın Birliği (YRJ), başta Al Arabiya, Al Arabiya Al Hadath ve Al Jazeera olmak üzere birçok Arap medya kuruluşunda yer alan kışkırtıcı ve nefret dolu söylemlere ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, söz konusu kanalların gerçekleri sistematik biçimde çarpıttığı, mezhepçi ve ırkçı dili yaygınlaştırdığı ve özellikle kadınlara yönelik şiddeti normalleştiren bir yayın çizgisi izlediği vurgulandı. Bu yayınların, Rojava ile Kuzey ve Doğu Suriye’deki halklara yönelik saldırıların medya ayağını oluşturduğu ifade edildi.
YRJ, özellikle Al Jazeera’da yayımlanan Feysel Qasim’in hazırladığı “El İtticah El Muakis (Ters Yön)” gibi programların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, bu içeriklerin mezhepçilik ve ırkçılığı körüklediğini, kadınları aşağılayıcı ve insanlık dışı bir dille hedef aldığını kaydetti. Açıklamada, bu yayınların gazetecilik etiği ve uluslararası insan hakları hukukuyla açıkça çeliştiği belirtildi.
Kadın Basın Birliği, söz konusu medya kuruluşlarının, geçici Suriye hükümeti ve ona bağlı güçler tarafından kadınlara, özellikle Kürt kadın savaşçılara yönelik işlenen ağır ihlalleri dolaylı ya da doğrudan meşrulaştırdığını vurguladı. Açıklamada, kadınların binalardan atılması, kadın savaşçıların saçlarının kesilmesi ve cenazelere yönelik saldırılar gibi suçların medyada sıradanlaştırılmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi.
YRJ, kadınlara yönelik şiddetin medyada normalleştirilmesinin suçun işlenmesine dolaylı katkı anlamına geldiğini belirterek şu talepleri sıraladı:
– Kadınlara karşı şiddeti ve nefreti teşvik eden yayınlar nedeniyle ilgili medya kanalları yasal olarak hesap vermelidir.
– Uluslararası medya ve insan hakları kuruluşları, bu kanallardaki nefret içerikli yayınları bağımsız biçimde incelemeli ve gerekli yaptırımları uygulamalıdır.
– Bu yayınlardan sorumlu kanal yöneticileri ve program sunucuları, etik ve hukuki sorumluluklarını yerine getirmelidir.
– Mezhepçi, ırkçı ve cinsiyetçi söylem içeren programlar derhal durdurulmalı, sorumlular hakkında işlem yapılmalıdır.
Kadın Basın Birliği ayrıca, gazeteciler ve özgür medya kurumlarına bu kanalları boykot etme çağrısı yaparak, söz konusu yayın organlarının en temel gazetecilik etik ve profesyonellik ilkelerini ihlal ettiğini vurguladı.
Açıklamada, kışkırtıcı yayınlar karşısında sessiz kalmanın suça ortaklık anlamına geldiği belirtilirken, ifade özgürlüğünün kadınların öldürülmesini ve onurlarına yönelik ihlalleri meşrulaştıran bir perdeye dönüştürülmemesi gerektiğinin altı çizildi.
YRJ, gerçeği, kadınların onurunu ve halkların haklarını savunma konusundaki kararlılığını yineleyerek, DAİŞ’e karşı mücadelede büyük bedeller ödeyen Kürt kadınlarının nefret ve kışkırtma kampanyalarının hedefi haline getirilmesine izin vermeyeceklerini ve bu saldırıların mutlaka hesabının sorulması gerektiğini vurguladı.










