Gülistan Doku dosyasında kadın cinayetlerinin politik olduğunun ortaya çıktığını vurgulayan kadınlar, “Her kadın için sesimizi yükseltmeye devam etmeliyiz” mesajını verdi.
Dersim’de kaybettirilen Gülistan Doku dosyasında yaşanan gelişmeler bir kez daha devletin özel savaş politikasını gözler önüne serdi. Gülistan Doku dosyasında devlet kurumlarının bir cinayeti nasıl örtbas ettiğini ortaya koyarken gözler Rojin Kabaiş, Rojwelat Kızmaz gibi şüpheli şekilde yaşamını yitiren kadınların dosyalarına çevrildi. Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku İçin Adalet Komisyonları da şüpheli şekilde yaşamını yitiren tüm kadın katliamı dosyalarının etkin araştırılması için eylemlerini sürdürüyor.
Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku İçin Adalet Komisyonları gönüllüleri Yaprak Güleroğlu, Sena Bilişik ve Ayşe Cebecioğlu, kadın katliamlarına ve buna karşı verilen mücadeleye dair Mezopotamya Ajansı’na konuştu.
CEZASIZLIK POLİTİKASI
Yaprak Güleroğlu, kadın cinayeti dosyalarının gizlenmesinde ihmaller zinciri olduğunu belirterek, kadınların 6 yıl boyunca verdikleri mücadeleyle dosyanın yeniden açıldığını söyledi.
Yaprak Güleroğlu, dosyanın açılmasındaki bir diğer neden ise Akın Gürlek’in de kendi imajını tazelemek olduğunu belirterek, “Gülistan Doku davasıyla bir kez daha gördük ki kadın cinayetleri politiktir. Erkek devletin, cezasızlık politikalarını Gülistan dosyasında bir kez daha görüyoruz. 6284 ve İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını istiyoruz. Şu anda kadınların hayatına doğrudan ket vurulmaya çalışıldığı, kadınlara karşı şiddetin meşrulaştırılmaya çalışıldığı bir süreçteyiz” diye belirtti.
ERKEK DEVLET POLİTİKASI
Gülistan Doku dosyasının da diğer kadın katliamları gibi üstünün örtülmeye çalışıldığını dile getiren Sena Bilişik, devamla şunları kaydetti: “Gülistan Doku davasında da etkin soruşturma yürütmediler, birçok şey karanlıkta ve sürüncemede bıraktılar. Erkek devlet politikaları ile bu yaşananları ayrı bir yerde görmüyoruz. Tekrar yineliyoruz kadın cinayetleri politiktir. Kadına şiddetin son bulabilmesi için kadın örgütlülüğünün ve mücadelesinin artması gerektiğini düşünüyoruz. Şüpheli bir şekilde bırakılan ve etkin soruşturma yürütülmeyen birçok kadın cinayeti dosyasının peşinin bırakılmaması gerekir. Her kadın için sesimizi yükseltmeye devam etmeliyiz.”
MÜCADELE VURGUSU
Basının Gülistan Doku dosyasını işleme biçimini eleştiren Ayşe Cebecioğlu da basın eliyle dosyanın açılmasındaki kadın mücadelesinin etkisinin silinmeye çalışıldığını söyledi. Cezasızlık politikası ile failleri koruyan bu sistem, aynı zamanda failleri cesaretlendirmiş de oluyor” diyen Ayşe Cebecioğlu, mücadelelerinden geri adım atmayacaklarını belirterek, “Kadınların mücadelesi ile ortaya çıkan adaletin sağlandığı birçok davada gördük. Biz 6284, İstanbul Sözleşmesi, kadın yaşamlarının koruyan ne kadar yasa varsa yürürlüğe sokulması için mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.
/MA/











