YPJ’nin tanınmamasının Suriye’nin yeniden inşasına yönelik çabaları gölgelediğini belirten Kürdistan Koçer, “Biz tüm dünya kadınları için mücadele ettik. Direndik, mücadele verdik ve bu nedenle bir kadın gücü olarak tanınmayı hak ediyoruz” dedi.
Rojava Devrimi sürecinde, YPJ’nin (Kadın Savunma Birlikleri) her bir savaşçısı, kadının savunma alanındaki gücünü, özgüvenini ve öz savunma kapasitesini somut biçimde ortaya koydu. Devrimin 14 yıllık sürecinde, kadınların öncülüğünde toplumsal, siyasal ve savunma alanlarında önemli kazanımlar elde edildi. Demokratik Suriye Güçleri (QSD), Halk Savunma Birlikleri (YPG) ve Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) güçleri, IŞİD’e karşı ortak mücadele yürüterek yalnızca bölgeyi değil, tüm dünyayı tehdit eden büyük bir tehlikeye karşı savunmada kritik rol oynadı.
Ancak bugün, Suriye geçici yönetimi, kadınların savunmadaki rolünü ve YPJ’nin resmi statüyle tanınmasını kabul etmiyor. 29 Ocak’ta QSD ile Şam geçici yönetimi arasında bir anlaşma imzalanmış olsa da, bugüne kadar entegrasyon sürecinde kadınların rolü ve YPJ’nin tanınması hayata geçirilmedi. YPJ Askeri Konseyi Üyesi Kurdistan Koçer, konu hakkında ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
‘Örgütlenmek güçlü bir mücadele aracı’
Sözlerinin başında öz savunmanın yaşamın temel bir parçası olduğunu belirten Kürdistan Koçer, öz savunmanın yalnızca silah taşımakla sınırlı olmadığını kaydetti. Kürdistan Koçer, “İçinden geçtiğimiz bu süreçte savunma, kadınlar açısından büyük önem taşıyor. Çünkü otoriter zihniyet, kadınların varlığına karşı ağır ve sistematik saldırılar yürütüyor. Bu nedenle örgütlenmek ve bilinç düzeyini geliştirmek, askeri savunmanın yanında güçlü bir mücadele aracıdır” dedi.
‘Kadınlar YPJ ile iradelerine sahip çıktı’
Rojava Devrimi sürecinde YPJ öncülüğünde birçok önemli kazanım elde edildiğini dile getiren Kürdistan Koçer, YPJ’nin, kadınların toplum içindeki varlığının korunması ile kadın kurumları, yapıları ve örgütlerinin inşa edilmesi konusunda büyük sorumluluk üstlendiğini söyleyerek, sözlerine şöyle devam etti:
“YPJ öncülüğünde elde edilen en önemli kazanımlardan biri, kadınlarda oluşan bilinç düzeyi ve özgüvendir. Devrim öncesinde kadınlar birçok konuda düşüncelerini özgürce ifade edemiyordu. Ancak bugün kadınların kendi fikirlerini paylaştığını, toplumdaki rolleri ve varlıkları üzerine özgüvenle tartışabildiğini görüyoruz. Eskiden toplumda güçlü ve kendine güvenen bir kadın ortaya çıktığında ona ‘erkek gibi’ denirdi; fakat kadın kimliğiyle ona güven duyulmazdı. Bugün ise YPJ’nin mücadelesi sayesinde kadınlar kendi kimliğine ve iradesine sahip bireyler haline geldi.”
‘Yeniden inşaya yönelik çabalar gölgeleniyor’
YPJ’nin tarihsel mücadelesine dikkat çeken Kürdistan Koçer, bu yapının tanınmamasının Suriye’nin yeniden inşasına yönelik çabaları gölgelediğini ifade etti. Kürdistan Koçer, “YPJ, arkasında büyük bir mücadele tarihi bırakmıştır. Bu mücadele sayesinde toplum dönüşüm geçirdi ve tüm dünya için tehdit oluşturan terörizme karşı savunma sağlandı. Kadınlar nerede yaşarsa yaşasın ortak acılara sahiptir. YPJ’nin reddedilmesi, kadın kimliğinin ve kadınların tarihsel mücadelesinin reddedilmesi anlamına gelir. Tüm kadınların kendi varlıklarını korumak için mücadele etmesini umut ediyoruz. YPJ’nin tanınmaması ve kadınların rolünün inkar edilmesi, Suriye’yi yeniden karanlık günlere sürükleme girişimidir” sözlerine dikkat çekti.
‘Ret tüm kadınlara karşı savaştır’
Kürdistan Koçer, kadın örgütleri tarafından başlatılan kampanyanın takdire, desteğe ve güç birliğine değer olduğunu belirterek, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Tüm kadınlar şunu bilmelidir ki, YPJ’nin reddedilmesi bütün kadınlara karşı yürütülen bir savaştır. Kimsenin inkar edemeyeceği kadar geniş ve başarılı bir deneyime sahibiz. Yeni bir Suriye inşa etmeyi hedefleyen herkes, YPJ bünyesinde yürüttüğümüz mücadeleden deneyim çıkarmalıdır. Biz tüm dünya ve bütün kadınlar için mücadele ettik. Direndik, mücadele verdik ve bu nedenle bir kadın gücü olarak tanınmayı hak ediyoruz.”











