Rojava Din ve İnançlar Meclisi Üyesi Welîda Botî, YPJ’nin resmi olarak tanınmasının kadınların iradesi ve mücadelesinin kabulü anlamına geldiğini belirterek, “YPJ’nin tanınmaması IŞİD karanlık zihniyetinin yeniden üretilmesidir” dedi.
Dünyanın dört bir yanında ve özellikle Suriye’de, Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) Suriye Savunma Bakanlığı bünyesinde resmi olarak tanınması yönündeki çağrılar artıyor. Din ve İnançlar Meclisi Üyesi Welîda Botî, JİNHA’ya YPJ’nin resmi olarak tanınmasının önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘Suriye’de karanlık bir zihniyet yeniden yaratılmak isteniyor’
Welîda Botî, YPJ’nin siyasi ve resmi olarak tanınmasının; kadınların yalnızca hizmet alanında ya da ikincil rollerde yer alan kişiler değil, özellikle güvenlik ve savunma başta olmak üzere egemen karar alma mekanizmalarının temel ortakları olduğunun kabulü anlamına geldiğini söyledi.
Welîda Botî, YPJ’nin resmi olarak tanınmamasının, IŞİD’in yaratmak istediği karanlık yaşamın yeniden inşası anlamına geldiğini belirterek şunları söyledi:
“Eğer kadınların savunması, yani ‘dünyayı terörizmin karanlığından koruyan Kadın Savunma Birlikleri’ kabul edilmezse, o zaman DAIŞ’in bölgede dayatmak istediği karanlık zihniyeti yeniden yaratma girişimleri tekrar başlayacaktır.”
‘YPJ dünya üzerinde tarihsel bir etki yarattı’
Welîda Botî, YPJ’nin kadınların özgürlüğü için yürüttüğü mücadeleye dikkat çekerek, bu gücün kendisini her kadının korunmasından sorumlu gördüğünü ifade etti.
Welîda Botî şöyle konuştu:
“Kadınlar YPJ’yi kendi savunucuları olarak görüyor. Çünkü DAIŞ’e karşı savaşta kadınlar, kendilerini DAIŞ’in karanlığından kurtarması için YPJ’ye çağrıda bulundu. YPJ kendisini her kadının korunmasından sorumlu görüyor. Bunun örneklerinden biri de Şengal’de Êzidî kadınların korunması için yürüttükleri mücadeledir. Bu, onların ahlaki ve vicdani sorumluluğunun bütün dünyada yankı bulmasına neden oldu.”
‘YPJ kadınlara yeniden güven ve irade kazandırdı’
Welîda Botî, 5 bin yıllık erkek egemen zihniyetin kadınların iradesini, güvenini ve gücünü kırmaya çalıştığını, onları ev sınırları içinde tutmayı hedeflediğini belirtti.
YPJ’nin bu anlayışı kırdığını söyleyen Welîda Botî, şöyle devam etti:
“5 bin yıldır kadınlar erkek egemen zihniyet altında şiddet ve sömürüyle karşı karşıya bırakılıyor. Bu zihniyet kadınlar için ne güven ne de özgürlük yarattı. YPJ’nin kurulmasıyla birlikte her kadının kendi gücüne ve iradesine olan inancı yeniden gelişti. Kadınlar, kendilerini baskı altında tutmak için çizilen bütün sınırları kırdı ve YPJ’yi bir güç modeli olarak görmeye başladı.”
‘Kadınlar bütün inançlarda öncü rol oynadı’
Botî Welîda, kadınların tüm din ve inançlarda öncü rol oynadığına dikkat çekerek şunları söyledi:
“Kadınlar her zaman bütün dinlerde ve inançlarda öncü oldu, toplumlarının yönetiminde önemli roller üstlendi. Kadınlar askeri alanda da yer aldı ve öncülük yaptı. Ancak ne yazık ki kadınların bu dönemlerde oynadığı roller tarihe yazılmadı. YPJ son 15 yılda kendisini örgütledi ve zihniyet dönüşümü için büyük bir mücadele yürüttü. Kadın Savunma Birlikleri’nin tanınması, kadınların mücadelesini ve geleceğini yok olmaktan koruyacaktır.”
‘Kadın mücadelesine yönelik haksız yaklaşımlar ortaya çıkıyor’
Welîda Botî, Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) tanınmasının ve kadınların rolünün anayasal güvence altına alınmasının Suriye’yi karanlık zihniyetten kurtaracağını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Bugün diktatörlükten kurtulmuş yeni bir Suriye’ye doğru giderken ve Şam hükümetinin gelişiyle birlikte kadınların rolü ve gücü bir kez daha tanınmazsa, o zaman bütün Suriyeli kadınlar inkâr edilmiş olacaktır. Kadınların entegrasyon süreçlerinde kabul edilmediğini ve birçok bakanlıkta yalnızca bir kadının yer aldığını gördüğümüzde, bu durum kadınların tarihsel mücadelesinin inkârı ve büyük bir haksızlıktır. İnkâr siyasetine karşı çıkmak ve mücadeleyi büyütmek en güçlü cevaptır.”
/JİNHA/











