Amed: Ressam Sarya Melek Demir’den ‘Fîncanek Ax’ sergisi

Ressam Sarya Melek Demir, adlı “Fîncanek Ax” sergisinde kadınların yaşamını, direnişini ve toplumsal hafızayı toprağın kokusuyla buluşturdu. Demir, “Kadının yaşamı örmesiyle toprağın üretkenliği arasında bir bağ kurmaya çalıştım” dedi.

Ressam Sarya Melek Demir’in kâğıt üzerine kahve boyama tekniğiyle hazırladığı “Fîncanek Ax” (Bir Fincan Toprak) adlı sergide; tarih, kadın motifleri, Kürt kültürü ve yaşamdan kesitler yer alıyor. Sergide, “yaşamın kurucusu ve örücüsü” olarak ele alınan kadının toprağın doğasıyla harmanlaşması sanat aracılığıyla anlatılıyor.

2016 yılında Kanun Hükmünde Kararname ile mesleğinden ihraç edildikten sonra sanat çalışmalarına yönelen ressam Sarya Melek Demir, üretim sürecini ve “Fîncanek Ax” sergisinin ortaya çıkış hikayesini ANF’ye anlattı.

‘İHRAÇ SÜRECİNDEN SONRA SANATA DAHA FAZLA YÖNELDİM’

Yaşadığı sürecin kendisini sanata daha fazla yaklaştırdığını söyleyen Sarya Melek Demir, üretimin aynı zamanda bir arayışın sonucu olduğunu ifade ederek şunları aktardı:

“Kırşehirliyim. Sürgün Kürtlerden gelen bir aile yapımız var. Öğretmenlik yapıyordum ancak KHK ile mesleğimden ihraç edildim. O süreç hepimiz için ağır geçti. Yaşamımızı sürdürebilmek için farklı alanlarda çalışmak zorunda kaldık. Ama bütün bu yaşananların içerisinde resimle bağım daha da güçlendi. Zaten çocukluğumdan beri resme ilgim vardı fakat yaşananlar, arayışlarım ve hissettiklerim beni üretmeye daha fazla itti. Amed’e yerleşerek kimliğimi ve kültürümü öğrenmek istedim. Amede’e yerleştikten sonra kendi kimliğimi ve kültürümü yeniden bulma arayışına girdim. Zaten gidip geldiğim bir yerdi ama yaşamımı orada kurmaya başlayınca bu sorgulama daha da derinleşti. Serginin çıkış noktası da biraz burası oldu. İlk başta Kürt kadınlarının yöresel kıyafetlerinden ve eski fotoğraflarından etkilenerek birkaç çalışma yaptım. Sonrasında bunun bir seri haline geldiğini fark ettim.”

‘İLK KİŞİSEL SERGİNİN HEYECANI ÇOK BAŞKA’

İlk kişisel sergisini açmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Sarya Melek Demir, “Normalde sunuculuk da yapıyorum ve çok heyecanlanan biri değilimdir. Ama bu sergide hissettiğim duygu bambaşkaydı. Çünkü burada sadece tablolar yok; yaşadığınız hayat, hissettiğiniz acılar, arayışlar ve umutlar da var. İnsanların eserlerin karşısında duruşunu, yüz ifadelerini takip ediyorum. Çünkü bazen tek bir bakış bile size çok şey anlatıyor. İki yıllık bir hazırlık süreci oldu. Çok fazla aksilik yaşadım. Sadece mayıs ayında dört kez sergiyi ertelemek zorunda kaldım. Açılış günü dolu yağdı, fırtına çıktı. Ama buna rağmen insanların gelip eserlerle buluşması bütün yorgunluğu unutturuyor. Çünkü yaptığınız şey toplumla buluştuğu zaman anlam kazanıyor” dedi.

‘KADINI VE TOPRAĞI AYRI DÜŞÜNMEDİM’

“Fîncanek Ax” isminin taşıdığı anlama dikkat çeken Sarya Melek Demir, sergide kadın ile toprak arasındaki bağı anlatmaya çalıştığını söyledi:

“Fîncanek Ax, yani ‘Bir Fincan Toprak’ demek. Çalışmalarımda kadın figürü çok baskın çünkü yaşamı kadın üzerinden ele alıyorum. Toprak nasıl yaşamı büyütüyorsa kadın da yaşamı büyüten ve kuran bir yerde duruyor. Mitolojiden bugüne kadar kadın ve toprak hep yan yana anılmıştır. Gaia’dan İştar’a, Demeter’den Kibele’ye kadar bütün anlatılar bunun üzerine kuruludur. Kahvenin kokusu ve rengi bana toprağı hatırlatıyor. Bu yüzden ağırlıklı olarak kahveyle monokrom çalışmalar yaptım. Toprağın kokusunu, rengini ve kadının yaşamla kurduğu bağı aynı yerde buluşturmak istedim. Aslında bir fincan kahveyle bir fincan toprağı aynı hafızada bir araya getirmeye çalıştım.”

‘KADINLARIN GÖZLERİNDEKİ HİKÂYELERİ ANLATMAYA ÇALIŞTIM’

Portre çalışmalarında özellikle kadınların yüzlerine yoğunlaştığına vurgu yapan Sarya Melek Demir, eserlerde hakkında şunları söyledi: “Kadın mücadelesinin içinden gelen biriyim. O yüzden eserlerimde de kadınların hikâyelerini anlatmaya çalıştım. Deqleri, yazmaları, yüz çizgileri, gözlerindeki ifade… Hepsi bir yaşamın izini taşıyor. Ben özellikle gözlerdeki yaşanmışlığa odaklandım. Çünkü orada hem acı hem umut hem de direniş var. Çalışmalarım gerçek fotoğraflardan yola çıkıyor ama onları kendi duygularımla yeniden yorumluyorum.”

‘AMED’İN SANATSAL POTANSİYELİ ÇOK BÜYÜK’

Sergisini Keldani Kilisesi bahçesinde açmasının da özel bir anlam taşıdığını söyleyen Sarya Melek Demir, Amed’in kültürel zenginliğinin sanata güçlü bir alan sunduğunu belirtti. Sarya Melek Demir, “Amed çok güçlü bir kültürel hafızaya sahip. Tiyatrodan sinemaya, müzikten festivallere kadar ciddi bir üretim var. Ama görsel sanatlar alanında hâlâ daha fazla dayanışmaya ve ortak alanlara ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Sanatçıların bir araya gelip tartışabilecekleri, birbirini güçlendirebilecekleri alanlar yaratılmalı. Çünkü bu kentte çok büyük bir kültürel çeşitlilik ve yaşanmışlık var. Bu da sanatı besleyen en önemli şeylerden biri” dedi.

/ANF/

Öne Çıkanlar