Güney Irak’taki Maysan kentinden Iraklı sporcu Melak et-Tâî, toplumsal kısıtlamalara ve kurumsal destek eksikliğine meydan okuyarak kadın sporları dünyasında sıra dışı bir başarı hikâyesi yazdı. Güç sporlarında “En Güçlü Arap Kadın” unvanını kazanarak ülkesinin en önemli kadın sporcularından biri haline geldi.

Melak et-Tâî’nin spor yolculuğu ortaokul yıllarında başladı. Okuldaki çeşitli sportif faaliyetlere katılan Melak et-Tâî’nin spora olan tutkusu ise daha erken yaşlarda bisiklet sürmesiyle ortaya çıktı. Amarah kentinin aşiret yapısının hâkim olduğu sosyal ortamında kızların bisiklet sürmesi alışılmadık bir durum olarak görülse de bu durum onun hobisini sürdürmesine ve çeşitli spor etkinliklerine katılmasına engel olmadı.

Geleneklere meydan okuma

Bisiklet sürmeyi çok sevdiğini dile getiren Melak et-Tâî şöyle dedi:

” Geceleri bisikletimle dışarı çıkar, dolaşır ve rüzgâra meydan okurdum. Toplumsal geleneklerin hayallerimin önünde engel olmasına asla izin vermedim.”

Daha sonra basketbola yönelen Melak et-Tâî, okul turnuvalarında önemli başarılar elde etti. On altı yaşında profesyonel bir basketbol oyuncusuyla evlenmesi, sporla olan bağını daha da güçlendirdi ve uzun yıllar spor yapmaya devam etti.

Daha sonra Amarah kentinde kadınlara yönelik bir spor salonu açarak kariyerinde yeni bir döneme adım attı. Burada kökenleri Güney Asya’ya, özellikle de Hindistan’a dayanan ve zamanla uluslararası düzeyde tanınan rekabetçi bir spor haline gelen Kabaddi ile tanıştı.

Arap dünyasındaki başarılar

Melak et-Tâî, yedi oyuncudan oluşan Maysan Kadın Kabaddi Takımı’nı kurduğunu, takımın antrenörlüğünü yaptığını ve hem yerel hem de milli düzeyde kadın milli takımında görev aldığını belirtti.

Takımını Irak içinde ve dışında, Lübnan ve İran’da düzenlenen turnuvalara taşıdı. Bu süreçte; Maysan takımıyla Irak genelinde üçüncülük, İran’daki bir turnuvada üçüncülük, Lübnan’daki bir turnuvada ikincilik elde etti.

Ancak bu yol kolay olmadı. Aileleri kızlarının spor faaliyetlerine katılmalarına ikna etmekte büyük zorluklar yaşadığını anlatan Melak et-Tâî, “Aileleri bizzat ziyaret ediyor, kendimi ve ailemi tanıtıyordum ki kızlarını bana emanet etsinler. İl dışına yapılacak seyahatlerde ise oyuncuların tüm sorumluluğunu üstlendiğime dair yazılı taahhütler imzalıyordum” dedi.

İmkân eksikliği ve zayıf destek

Melak et-Tâî, spor federasyonlarından yeterli maddi ve manevi destek göremediğini, bu nedenle bir süre resmi müsabakalardan uzak kaldığını ifade etti. Birçok yurt dışı organizasyonun masraflarını kendi cebinden karşıladığını ve zaman zaman takımın ihtiyaçlarını karşılamak için kişisel fedakârlıklar yapmak zorunda kaldığını söyledi.

Kadın spor salonunu yönetirken güç sporları ve halter alanlarında sembolik ödüllü yarışmalar düzenlemeye başladığını belirten Melak et-Tâî, kadınların bu tür müsabakalara ilgisinin giderek arttığını gözlemlediğini söyledi.

Kariyerindeki dönüm noktasının Lübnan’da düzenlenen bir kadın güç sporları şampiyonasına davet edilmesi olduğunu belirten sporcu, ilk katılımında birincilik elde ettiğini, ardından Arap ve uluslararası düzeyde yeni başarıların geldiğini ifade etti.

Daha sonra Irak temsilcisi olarak Arap Halk ve Geleneksel Sporlar Federasyonu’na katılan Melak et-Tâî, çeşitli Irak halk oyunlarının federasyon faaliyetlerine dâhil edilmesine katkıda bulundu. Ayrıca Arap dünyasında kadınlara yönelik halk ve geleneksel spor programlarının hazırlanmasında görev aldı.

Başarıları Lübnan ile sınırlı kalmadı; Tunus, İran ve Irak’ta düzenlenen turnuvalarda da şampiyonluklar kazandı. Dört yıl üst üste “En Güçlü Arap Kadın” unvanını koruyan Melak et-Tâî, Amarah kentinde yedi Arap ülkesinin temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen 11. “En Güçlü Arap Kadın” Şampiyonası’nda da yeniden bu unvanı elde etti.

Gelecek hedefleri

Melak et-Tâî, bazı Arap ülkelerinde oynanan geleneksel sporlar için gerekli ekipmanların eksik olduğunu ve bunları kendi imkânlarıyla yerel olarak ürettiklerini anlattı.

Resmî desteğin yetersiz kaldığı süreçte ailesinin en büyük destekçisi olduğunu vurgulayan Melak et-Tâî, spora olan sevgisinin kendisine sporcu, antrenör, işletme sahibi ve anne rollerini bir arada yürütme gücü verdiğini söyledi.

Bugün ise Malezya’da düzenlenecek önemli bir şampiyonaya hazırlanıyor ve başarılarına yeni bir unvan eklemeyi hedefliyor.

Melak et-Tâî sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Iraklı kadın güçlüdür ve geleneklere, göreneklere ve tüm zorluklara rağmen çok şey başarabilir. Şimdiye kadar elde ettiklerim yolun sonu değil. Hâlâ ulaşmak istediğim birçok hedefim ve hayalim var.”

/Kaynak: Jinha/