Kadınlar sıcaktan erkeklerden daha mı çok etkileniyor?

Almanya’da Robert Koch Enstitüsü’nün yakın tarihde açıklanan bir raporu, Haziran ayında sıcak hava dalgalarının binlerce ölüme neden olduğunu gösteriyor. Ancak sıcaklık herkesi eşit şekilde etkilemiyor. Kadınlar daha mı çok etkileniyor?

Haziran ayı sonunda Almanya’da sıcaklık rekorlarının kırılmasının ardından, yeni bir sıcak hava dalgası yaklaşıyor. Sıcaklık insan sağlığı için risk oluşturuyor. Bu durum, Robert Koch Enstitüsü’nün (RKI) sıcaklıkla ilgili ölüm oranlarına ilişkin haftalık raporunda da gösteriliyor; yani yüksek sıcaklıklar nedeniyle kaç kişinin öldüğü belirtiliyor. RKI’ye göre, özellikle sıcak dönemlerde ölüm sayısı bazen önemli ölçüde daha yüksek olabiliyor.

Kadınlar sıcaktan erkeklerden daha çok etkileniyor

Kadınlar, erkeklere göre sıcağa bağlı ölümlerden daha sık etkileniyor gibi görünüyor. Bunun bir nedeni muhtemelen kadınların daha yüksek yaşam beklentisidir. Bu da yaşlı yaş gruplarında kadınların erkeklerden daha yüksek oranda bulunmasına yol açıyor. Yaşlı insanlar, sadece önceden var olan rahatsızlıklar nedeniyle değil, sıcak havalarda özellikle savunmasızdır.

Berlin’deki Charité Hastanesi’nde Fizyoloji Kıdemli Profesörü Hanns-Christian Gunga’ya göre, yaşlıların daha sık kullandığı ilaçlar da risk oluşturabilir. Bir örnek, kardiyovasküler sorunlar için reçete edilen ilaçlardır. Gunga, bazı durumlarda hastaların yeterince sıvı tüketmemesi durumunda dozun ayarlanması gerekebileceğini açıklıyor. Bununla birlikte, kadınların yüksek sıcaklıklarla daha fazla mücadele etme olasılığının sadece yaşlılıklarından kaynaklanmadığına dair göstergeler de var: Haziran ayında AOK sağlık sigorta şirketi tarafından yayınlanan bir ankette, kadınlar sıcaktan erkeklerden daha sık etkilendiklerini bildirdi.

Fizyolojik Olarak Farklı Durumlar

Erkekler ve kadınlar arasındaki fizyolojik farklılıklar bunun nedenlerinden biri olabilir. Köln ve Heidelberg Üniversite Hastanelerinde hekim ve epidemiyolog olan Alina Herrmann, hamile kadınları örnek gösteriyor: Isı hem onlar hem de doğmamış çocukları için risk oluşturabilir.

Hanns-Christian Gunga’ya göre, menopoz sırasında meydana gelen hormonal değişiklikler de ısı stresini artırabilir: “Sıcaklık hormonlarından sadece progesteron seviyesi değil, aynı zamanda östrojen seviyelerindeki düşüş de sorumludur; bu da düzenleyici merkez olan hipotalamusta ısının farklı algılanmasına yol açar.”

Gunga, bu yaşam evrelerinin özel koşullarına ek olarak, genel fizyolojik farklılıkların da erkeklerin ve kadınların ısıya ne kadar iyi dayandıklarında rol oynayabileceğini açıklıyor.

Fizyoloji profesörü, kadınların ortalama olarak daha az terledikleri, daha yüksek oranda vücut yağ oranına sahip oldukları ve düşük tansiyona eğilimli oldukları için ısıdan daha fazla etkilenebileceğini söylüyor. “Ortalama erkek” ile “ortalama kadın” bu özellikler bakımından farklılık gösterse de, Gunga ve Herrmann, fitness seviyesinin cinsiyetten daha önemli olduğunu savunuyor. Daha fazla egzersiz yapanlar daha hızlı terler ve kardiyovasküler sistemlerini eğitirler; bu da yüksek sıcaklıklarla başa çıkmayı kolaylaştırabilir.

/ARD/

Öne Çıkanlar