Medyada kadın düşmanı içerikler giderek yayılıyor. Eski Yunanca misos (nefret) ve gyne (kadın) kelimelerinden türetilen kadın düşmanlığı, çeşitli biçimlerde karşımıza çıkıyor.
Kadınlar sıklıkla “çok duygusal” veya “histerik” gibi aşağılayıcı stereotiplerle ilişkilendiriliyor ve birçok olumsuz davranışlarla suçlanıyor. Bern Üniversitesinin araştırmasına göre bazı haber ve yorumlarda kadınlar erkeklerden daha az yetenekli olarak tanımlanıyor. Avrupa Komisyonu (AK) tarafından yapılan bir ankete göre, kamuoyunun yarısından fazlası medyadaki bu tasvirleri sorunlu buluyor.
Bern Üniversitesi ve Hagen Açık Üniversitesi’nden araştırmacılar, medyada yer alan kadın düşmanı içeriklerin kadın düşmanı tepkileri nasıl etkilediğini araştıran kapsamlı bir meta-çalışma yayınladılar.
İsviçre, Almanya, Avusturya ve ABD’den toplam 132.933 katılımcının yer aldığı 257 çalışmayı analiz ettiler.
Kadın Düşmanı Medya İçeriğinin Etkileri
Meta-çalışma, katılımcıların kontrollü koşullar altında kadın düşmanı medya tükettiği deneysel çalışmalar ve medya tüketimi üzerine yapılan anketler gibi deneysel olmayan çalışmaları içermektedir. Araştırmacılar, kadın düşmanı içerik tüketimi ile kadınlara yönelik olumsuz davranışlar ve görüşler arasındaki korelasyonu gösteren etki büyüklüklerini belirlemek için çalışma sonuçlarını kullandılar. Analiz edilen çalışmalar, kitaplar, müzik videoları ve sosyal medya gönderileri de dahil olmak üzere çeşitli medya türlerini kullandı. Bu, farklı içerik türlerinin etkilerinin farklılık gösterip göstermediğini araştırmayı mümkün kıldı.
“Çalışmamızın sonuçları özellikle önemlidir çünkü nispeten zararsız stereotipik tutumlardan kadınlara yönelik saldırgan davranışlara kadar geniş bir yelpazedeki tepkileri inceleyebildik.”
Kadınlara Karşı Artan Düşmanlık
Meta-analize göre, açık kadın düşmanlığı içeren şiddet içerikli yayınlar, erkeklerde kadınlara karşı artan düşmanlığın başlıca nedenidir; ancak bu tür içerikler kadınlarda kendi cinsiyetlerine karşı herhangi bir nefrete yol açmamaktadır. Öte yandan, aşağılayıcı ve pornografik medya, her iki cinsiyette de kadın düşmanlığını artırmaktadır. Etkiler, 15 ila 18 yaş arası genç medya tüketicileri arasında en güçlü şekilde görülürken, daha fazla yaşam deneyimine sahip kişilerde kadınlara karşı düşmanlık önemli ölçüde daha az artmıştır.
“Özellikle sorunlu olan, kadın düşmanı medya içeriği tüketiminin bir sonucu olarak katılımcıların genellikle kadınların insanlığını inkar etmeleri, bedenlerini öncelikle nesne olarak görmeleri ve kadınlara karşı agresif davranmalarıdır. Kadınlar, tecavüz mağduru olduklarında bile giderek daha fazla suçlanmaktadır.”
Bu nedenle çalışma, kadın düşmanı medyanın kadınlara karşı düşmanlığı artırabileceğini göstermektedir. Bu bağlamda, araştırmacılar, gerçek dünyada kadınlara karşı düşmanlığı önlemek için sorumluların bu tür tasvirleri azaltmaları gerektiğini savunmaktadır.
“Meta analizimiz, kadın düşmanı medya içeriğinin tüketiminin kadınlara yönelik düşmanlığın artmasıyla güvenilir bir şekilde ilişkili olduğuna dair güçlü kanıtlar sunmaktadır.”
“Medya yapımcıları, kadınların kadın düşmanı ve ayrımcı bir şekilde tasvir edilmesini azaltarak, kadınlara yönelik düşmanlığı ve şiddeti azaltabilir ve kadınların cinsiyet eşitliğine yönelik devam eden çabalarını destekleyebilirler.”
/Kaynak: forschung-und-wissen.de/











