Federal Kürdistan’da avukatlık yapan Payman Ezadin, kadınların siyasi alandaki rolüne dikkat çekti ve karar alma mekanizmalarında yalnızca sayısal varlıklarıyla değil, bağımsız düşünce ve bilinçli katılımlarıyla da yer almaları gerektiğini söyledi.
Son yıllarda kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsili, en önemli toplumsal ve siyasi gündem başlıklarından biri haline geldi. Kadın haklarına ilişkin tartışmalar sürse de, birçok alanda kadınların yönetim ve karar alma süreçlerindeki temsil oranının hala düşük olduğu belirtiliyor. Araştırmalar, kadınların aktif rol aldığı kurumların toplumsal ve ekonomik sorunların çözümünde daha başarılı sonuçlar elde ettiğini ortaya koyuyor.
Federal Kürdistan Bölgesi ve Irak’ta kadınlar, parlamentodan bakanlıklara, akademik kurumlardan sivil toplum örgütlerine kadar birçok alanda seslerini duyurmayı başardı. Ancak buna rağmen kadınlar, toplumsal ve kültürel engellerle karşılaşmaya devam ediyor. Kadın hakları aktivistleri, bazı toplumsal gelenekler ile hakim bakış açılarının kadınların karar alma süreçlerine katılımını sınırlandırdığını ifade ediyor. Aktivistlere göre, kadınların karar alma mekanizmalarında gerçek anlamda yer almaması durumunda adil ve ilerici bir toplum inşa etmek mümkün değil. Kadınlara daha fazla fırsat ve destek sağlanmasının, toplumun geleceği açısından önemli katkılar sunacağı vurgulanıyor.
‘Kadınların siyasi alandaki etkileri görünür değil’
Avukat Payman Ezadin, kadınların uzun yıllardır siyasi alanda önemli roller üstlendiğini belirterek, geçmişte siyasette etkili olan bazı kadınların, lider veya karar verici konumdaki eşleri aracılığıyla siyasi süreçlerde etkili olduğunu söyledi. Payman Ezadin, ailede ya da eşleri arasında lider konumunda bulunan erkeklerin, kadınların öneri ve fikirlerinden etkilendiğini ifade ederek, “Kadınlar, eşleri ya da aileleri aracılığıyla siyasi çalışmalarda görüş ve önerilerini sunabildi. Örneğin Hero Ibrahim Ahmed, eşi Celal Talabani henüz parti içindeki siyasi faaliyetlerde aktif rol almadan önce bile onun kararları üzerinde etkiliydi. Hatta parti içerisindeki siyasi kararlarda da ciddi bir etkisi vardı” dedi.
Birçok kadının siyasi partiler ve karar verici isimler üzerinde derin etkiler bıraktığını ancak bu rollerinin görünür olmadığını dile getiren Payman Ezadin, Kürt kadınlarının siyasi rolünden söz edilirken bu isimlerin unutulmaması gerektiğini kaydetti. Kadınların bir bölümünün doğrudan siyasi partiler ve siyasi yapılar içinde yer aldığını belirten Payman Ezadin, bazı kadınların bu konumlara kademeli olarak yükseldiğini, bazılarının ise kısa sürede önemli görevlere geldiğini söyledi.
Bu kadınların karar alma süreçlerinde aktif rol üstlendiğini ifade eden Payman Ezadin, Irak’ta 2003 sonrası kota sisteminin uygulanmaya başlamasıyla kadınların parlamentoda daha fazla temsil edilmeye başlandığını hatırlattı. Payman Ezadin, “Kadınlar uzun yıllardır kota sistemi sayesinde parlamentoda yer alıyor. Ancak önemli olan sadece parlamentoda bulunmaları değil, siyasi karar alma merkezlerinde etkili biçimde temsil edilmeleridir” ifadelerini kullandı.
‘Kadınlar karar alma mekanizmalarında yer almalı’
Kadınların karar alma mekanizmalarında kendi düşünceleri ve bağımsız duruşlarıyla yer almasının önemine dikkat çeken Payman Ezadin, kadınlar ve erkeklerin siyasi yapılarda çoğu zaman siyasi çıkarlar doğrultusunda kullanıldığını belirterek, bazı kişilerin yeterli siyasi bilgiye sahip olmadan yalnızca belirli çevrelerin desteğiyle siyasete taşındığını söyledi.
Payman Ezadin, “Bir siyasi taraf ya da yetkili isim, bir kişiyi siyasete yönlendirdiğinde çoğu zaman onun bu alanda yeterli deneyime sahip olmadığını biliyor. Ancak o kişi, ilgili tarafın ya da yöneticinin karar mekanizmalarındaki temsilcisi haline geliyor. Bu durumda karar alma merkezine taşınan kişi kendi iradesiyle hareket edemiyor” ifadelerini kullandı.
Karar alma mekanizmalarında bağımsız düşünceye sahip kişilerin yer almasının önemini vurgulayan Payman Ezadin, “Eğer karar verme yetisi ve özgür düşüncesi olmayan kişiler bu merkezlere taşınırsa, siyasi taraflar ve güç sahibi çevreler tarafından yönlendirilirler. Karar verici konumunda olmak, aynı zamanda güçlü bir düşünce yapısına sahip olmayı gerektirir” şeklinde konuştu.
Payman Ezadin, bilinçli olmanın ve güçlü bir düşünce yapısı oluşturmanın bireyi karar verici konumuna taşıyabileceğini söyledi. Özgüvenin de kişinin sahip olduğu bilgi ve düşünce birikimiyle doğrudan bağlantılı olduğunu kaydeden Payman Ezadin, “Eğer bir kişi bilgi ve düşünce açısından güçlü bir birikime sahipse, dijital medya ya da karar alma merkezleri üzerinden kimse onun üzerinde baskı kuramaz” diye belirtti.











