Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kadın Meclisi, Türkiye ve Kürdistan’da kadına yönelik artan şiddeti ve şüpheli ölümleri ele alan bir yazılı açıklama yaptı.
ANF’nin haberine göre açıklamada, yargı ve devlet kurumlarının sessizliğinin şiddeti beslediği vurgulandı; kadınların yaşam hakkının sistematik biçimde gasp edildiği, faillerin korunduğu ve ailelerin adalet arayışında yalnız bırakıldığı belirtildi.
DBP Kadın Meclisi, son yıllarda yaşanan olayları örnek gösterdi: Van’da Rojin Kabaiş’in kaybolmasının ardından şüpheli ölümüne ilişkin dosyada ilerleme sağlanamaması, Narin Güran’ın ölümünün üzerinden bir yıl geçmesine rağmen soruşturmanın tamamlanamaması ve Gülistan Doku’nun kaybolmasının 5 yılı aşması, cezasızlık politikasının somut göstergeleri olarak sunuldu. Yakın dönemde Mardin’in Artuklu ilçesinde aynı gün içinde üç kadının şüpheli şekilde ölü bulunması da kadına yönelik suçların cezasızlığının perçinlendiği örnekler arasında yer aldı.
Açıklamada, “Artan ‘şüpheli ölümler’, kadına yönelik suçların cezasızlığı konusunda adeta bir tampon işlevi görmüş, failleri koruyan ve gerçeği gizleyen bir kalkan haline gelmiştir.” denilerek, kadına yönelik şiddetin münferit değil, politik bir sorun olduğu vurgulandı.
Açıklamasa, “Faillerin cezasız bırakılması, koruyucu tedbirlerin adeta bilinçli bir biçimde işlevsizleştirilmesi ve kadın düşmanı politikalar şiddeti daha da derinleştirmektedir” denildi.
DBP Kadın Meclisi, “Kadınların yaşam hakkı ancak örgütlü mücadele ve dayanışma ile güvence altına alınabilir. Kadınların yaşamı için mücadelemizi her alanda büyütmeye, sesimizi daha gür çıkarmaya devam edeceğiz.” dedi.











