Dilan Karaman için hazırlanan rapor geri çekildi

🔴TJA, ÖHD, DAKAHDER, Rosa Kadın Derneği, Amed Barosu Kadın Hakları Merkezi, Dilan Karaman’ın şüpheli ölümüne ilişkin hazırladıkları raporu geri çektiklerini duyurdu.

TJA, ÖHD, DAKAHDER, Rosa Kadın Derneği, Amed Barosu Kadın Hakları Merkezi şüpheli şekilde 27 Kasım’da yaşamını yitiren gazeteci ve DEM Parti Milletvekili Saliha Aydeniz’in danışmanı Dilan Karaman hakkında hazırladığı raporun geri çekildiğini duyurdu.  

 Yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Mücadele arkadaşımız Dilan Karaman’ın yaşamını yitirmesinin ardından Diyarbakır’da faaliyet yürüten beş kadın kurumu olarak bir inceleme raporu hazırlamış ve kamuoyuna sunmuştuk. Amacımız, bir kadının yaşamını yitirmesine giden süreci kadın mücadelesi perspektifiyle anlamak ve tartışmaya açmak; bu acı sonuca yol açabilecek olgu ve olayları yalnızca son ana odaklanarak değil, daha geniş bir toplumsal ve ilişkisel bağlam içinde ele almak ve bu değerlendirmelerin toplumsal ve kurumsal düzeyde dönüştürücü bir tartışma zemini yaratmasına katkı sunmaktı. 

Yine amacımız yaşanan süreci bütün boyutlarıyla anlamaya ve benzer kayıpların tekrar yaşanmaması için toplumsal bir yüzleşme alanı açmaya katkı sunmaktı. Kadınların yaşam hakkı söz konusu olduğunda hiçbir kaybın yalnızca bireysel bir trajedi olarak görülmemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle benzer kayıpların tekrar yaşanmaması için ilgili kişi ve kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi ve gerekli inceleme mekanizmalarının işletilmesinin büyük önem taşıdığını düşünüyoruz. Dilan Karaman’ın yaşamını yitirmesi hepimiz için ağır bir kayıp. Bu kaybın yalnızca bir tartışma konusu olarak değil; kadınların yaşamını tehdit eden şiddet biçimleri, yalnızlaştırma pratikleri ve kriz anlarında işletilemeyen koruyucu mekanizmalar üzerine düşünmek için bir çağrı olarak görülmesi gerektiğine inanıyoruz. 

 Kadınların yaşamını yitirdiği ve ölümün intihar olarak kayıtlara geçtiği durumlarda çoğu zaman tek bir fail anlatısı ile değerlendirme yapılarak sonuca ulaşılması mümkün değildir. Bu süreçler erkek şiddetinin, toplumsal baskıların ve kurumsal ihmallerin iç içe geçtiği karmaşık süreçlerdir. Bu nedenle bu tür incelemeler yalnızca olayın son anına değil, yaşamın yitirilmesine giden sürecin bütünlüklü değerlendirilmesine odaklanır. 

 Komisyonun açıklaması herhangi bir sorumluluğu görünmez kılmak değil; kadınların yaşamını tehdit eden çok katmanlı şiddet biçimlerini görünür kılmak, önleyici tedbirler geliştirerek olumsuz sonuçların açığa çıkmasını engellemek ve en nihayetinde şiddetin ortadan kaldırılması ve şiddetsiz bir yaşamın yolunu göstermektir. 

Raporun yayımlanmasının ardından özellikle sosyal medya platformlarında çok sayıda eleştiri ve değerlendirme yapılmıştır. Bu eleştirilerin bir kısmının raporun yöntemine ve içeriğine ilişkin önemli sorular içerdiğini görüyor ve bu tartışmaların kadın hareketi açısından geliştirici olacağını düşünüyoruz. Ancak tartışmaların bir bölümü raporun içeriğini değerlendiren bir eleştiri zemininin ötesine geçmiş; raporu hazırlayan kadın kurumlarına ve bu kurumlarda emek veren kadınlara yönelik hedef gösterme ve saldırgan bir dile dönüşmüştür. Yıllardır kadınların yaşam hakkı ve şiddetle mücadele için çalışan kadın kurumlarına yönelik bu tür saldırıların kadın mücadelesine zarar verdiğini açıkça ifade ediyoruz. 

Gelinen noktada rapora yönelik kadın mücadele zeminini güçlendirecek yapıcı eleştirilerle birlikte, Dilan Karaman’ın ailesinin yaşadığı acıya duyduğumuz saygı ve aile tarafından dile getirilen hassasiyetleri de dikkate alarak raporu hazırlayan kurumlar olarak raporu kamuoyundan çekme kararı aldığımızı ifade ediyoruz. Bugüne kadar Kadın Özgürlük Mücadelesini tavizsiz bir şekilde yürüttük ve öncülük ettik. Bu rapor vesilesiyle kadın mücadelesini ve kurumlarını hedef gösteren saldırı dili ve yönelimlerle mücadele edeceğimizi tekrar buradan belirtmek istiyoruz. 

Ödenen ağır bedellerin ve yaratılan değerlerin ışığında yürütülen bu mücadelenin bir gereği olarak Dilan Karaman’ın anısına ve kadınların yaşam hakkına sahip çıkma sorumluluğuyla bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğimizi saygıyla ilgili olan, sorumluluk hisseden tüm kesimlerle ve kamuoyuyla paylaşıyoruz.” 

 

/Mezopotamya Ajansı/

Öne Çıkanlar