Almanya’nın Freiburg kentinde açılan “Jin, Jiyan, Azadî – Kuzey ve Doğu Suriye’de Kadın Devrimi” sergisinde, kadın özgürlük mücadelesinin kazanımlarına sahip çıkma ve uluslararası dayanışmayı büyütme çağrısı yapıldı…
Almanya’nın Freiburg im Breisgau kentinde “Jin, Jiyan, Azadî – Kuzey ve Doğu Suriye’de Kadın Devrimi” başlıklı sergi açıldı. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte kadın özgürlük mücadelesi, Rojava’daki kadın devrimi ve uluslararası dayanışma vurgusu öne çıktı.
‘BU DEVRİM KADINLARIN ORTAK İRADESİDİR’
Açılış konuşmasını, Austellunggruppe Jin Jiyan Azadî adına Newroz Sönmezer yaptı. Newroz Sönmezer, serginin kadın devriminin tarihsel ve siyasal kazanımlarını görünür kılmak amacıyla hazırlandığını belirtti.
“Jin, Jiyan, Azadî kadın devriminin özüdür” diyen Newroz Sönmezer, Rojava’daki kadın özgürlük mücadelesinin yalnızca bölgesel bir deneyim değil, evrensel bir toplumsal dönüşüm modeli olduğunu ifade etti. Newroz Sönmezer, Kürt kadınların öncülüğünde gelişen bu devrimin, Arap kadınları ve enternasyonalist kadınların da katılımıyla ortak bir kadın iradesine dönüştüğünü vurguladı.
Sönmezer, kadınların örgütlü mücadelesinin toplumsal değişimin temel gücü olduğunu belirterek, “Bu kazanımlar kolay elde edilmedi. Kadınların yıllara yayılan direnişiyle ortaya çıktı. Bu nedenle daha güçlü sahip çıkmalıyız” dedi.
‘ŞİDDET YAPISAL BİR SORUNDUR’
Ardından söz alan Freiburg Belediyesi Kadın Sorumlusu Simone Thomas, kadınlara yönelik şiddetin bireysel değil yapısal bir sorun olduğuna dikkat çekti. Almanya’da her üç kadından birinin yaşamında en az bir kez fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kaldığını, ortalama her dört dakikada bir kadının aile içi şiddet mağduru olduğunu belirten Simone Thomas, kadın katliamlarının sistematik eşitsizliğin en ağır sonucu olduğunu vurguladı.
İstanbul Sözleşmesi’nin etkin uygulanması gerektiğini ifade eden Simone Thomas, kadın sığınma evlerinin dolu olduğunu, danışma merkezlerinin mali sıkıntılar yaşadığını söyledi. Kadınların siyasette yeterince temsil edilmediğini de hatırlatan Simone Thomas, eşitliğin daha adil ve güvenli bir toplumun temel koşulu olduğunu ifade etti.
‘DAİŞ VE BENZERİ ÇETELER KADIN DEVRİMİNDEN KORKUYOR’
Etkinlikte söz alan Die Linke temsilcisi Ani, konuşmasında Rojava kadınlarından çok şey öğrendiklerini belirtti. Temsilci, son dönemde Rojava’da yaşanan gelişmelerin, DAİŞ ve benzeri çetelerin kadın devriminden korktuğunu açıkça gösterdiğini ifade etti.
“Ama bilmeliler ki sonuç alamayacaklar” diyen Ani, kadınların elde ettiği kazanımların büyük bir mücadele sonucu ortaya çıktığını ve bu kazanımların korunmasının tüm kadınlar açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Ani, “Bu kazanımlar biz kadınlar için çok önemlidir. Daha güçlü sahip çıkmalıyız” dedi.
‘12 YILLIK MÜCADELE YETERİNCE BİLİNMİYOR’
Son olarak WJAS Avrupa Komitesi adına konuşan Annett Bender, Avrupa halklarının Rojava’da verilen 12 yıllık kadın mücadelesini yeterince bilmediğini söyledi. “Bu çok üzücü” diyen Bender, bu mücadelenin dünya kamuoyuna daha güçlü biçimde anlatılması gerektiğini vurguladı.
Rojava’da Kürt ve Arap kadınlarının ortak komiteler oluşturarak birlikte mücadele yürüttüğünü belirten Bender, kadın devriminin yalnızca Kürt kadınlarının değil, Arap ve enternasyonalist kadınların da ortak eseri olduğunu ifade etti.
“Kadınlardan saklanmaları, kaçmaları bize gösteriyor ki bu devrim onları korkutuyor” diyen Bender, kadın devrimine sahip çıkacaklarını ve bunu dünya çapında duyuracaklarının sözünü verdi; “Jin Jiyan Azadî günleriyle bu sesi büyütmeye devam edeceğiz” dedi.
ETKİNLİKLER İKİ HAFTA SÜRECEK
Konuşmaların ardından katılımcılar birlikte yemek yedi, info standlarını ziyaret etti ve kadın özgürlük mücadelesi üzerine sohbetler gerçekleştirdi. Sergi alanında kadın devriminin tarihsel sürecini anlatan materyaller yoğun ilgi gördü.
24 Şubat’ta başlayan etkinliklerin iki hafta boyunca devam edeceği, paneller, atölyeler, film gösterimleri ve dayanışma buluşmalarıyla kadın özgürlük mücadelesinin sesinin Freiburg’da yükselmeyi sürdüreceği belirtildi.
/ANF/











