🔴İran’da idam cezalarının infaz edildiğine dair haberler peş peşe gelirken yakınlarından haber alamayan ailelerin de endişeli bekleyişleri sürüyor.
Son günlerde özellikle haklarında idam cezası verilen siyasi kadın tutukluların durumuna işaret edilerek uluslararası kurumlara idam cezalarının durdurulması konusunda harekete geçmeleri çağrıları yapılıyor.
Nujinha’nın haberine göre 30 yaşındaki Mahbube Şabani, geçen yılın Ocak ayında gerçekleşen protestolarda gözaltına alınanlar arasında yer alıyordu.
Devlete savaş açmak ve yaralı eylemcilere yardım etmekle suçlanan ve Meşhed’deki Vakilabad Cezaevi’nin 6 Nolu Kadın Koğuşu’nda tutulan Mahbube Şabani’nin idam cezasının infaz edilme riski bulunuyor.
Yaşam hakkı hiçe sayılıyor
Aynı zamanda Werîşe Muradî, Pexşan Azîzî ve Şehnaz Tabari de idam edilme riskiyle karşı karşıya.
Son aylarda insan hakları örgütleri, kadınlara yöneltilen suçlamaların idam cezası ile sonuçlanması için özel olarak seçildiğini belirtiyor. Hak savunucuları tutukluların durumlarına da dikkat çekerek adil yargılamanın yapılmadığını ve yaşam hakkının hiçe sayıldığını vurguluyor.
Tahran’da bir kadın gözaltına alındı: Hukuki durumu belirsiz
Öte yandan İran’da insan hak ihlalleri ise sürüyor. Tahran’da yaşayan Mehri Kerimipour Andelibi, 27 Mart tarihinde askeri güçler tarafından evine düzenlenen baskınla gözaltına alındı ve Karçak Kadınlar Cezaevi’ne sevk edildi.
Gözaltı işlemi herhangi bir resmi gerekçe sunulmadan gerçekleştirildi ve Mehri Kerimipour Andelibi’nin hukuki durumu hâlâ belirsizliğini koruyor.
10’dan fazla kişi idam edildi
İnsan hakları kaynaklarına göre, geçtiğimiz hafta “Jin, Jiyan, Azadî” hareketi ve Aralık 2025 ve Ocak ayındaki protestolarla bağlantılı olarak gözaltına alınan 10’dan fazla kişi idam edildi. Bu durum hem ülke içinde hem de uluslararası alanda geniş tepkilere yol açtı.
İnsan hakları savunucuları, savaş ortamı ile iç baskının eş zamanlı artmasının özellikle siyasi tutuklular açısından ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekiyor. Daha önce de kötü koşulları nedeniyle eleştirilen Karçak Cezaevi gibi yerlerde tutulan mahpusların durumunun daha da ağırlaştığı ifade ediliyor.
İran’daki Siyasi Tutsakları Özgürlük Komitesi ise uluslararası insancıl hukuk ve Cenevre Sözleşmeleri’ne atıfta bulunarak, tutukluların yaşam ve haklarının her koşulda korunması gerektiğini vurguladı. Komite, yasa dışı nakiller, işkence, gıda yoksunluğu veya savaş koşullarından kaynaklı risklere maruz bırakılmanın uluslararası hukukun ciddi ihlali anlamına geldiği uyarısında bulundu.
Son gelişmeler, bir yandan savaşın yarattığı baskılar, diğer yandan içerde artan güvenlikçi politikalar olmak üzere iki yönlü bir krizin derinleştiğini gösterirken, gözlemcilere göre bu durumun en ağır bedelini siviller ve protestocular ödüyor.










