İtalyan aktivist Paolinelli: Rojava’yı savunmak hayati bir sorumluluktur

Rojava’ya dönük saldırıları İtalyan aktivistler olarak asla kabul etmeyeceklerini belirten Viola Paolinelli, “10 yıl önce yenilenler tekrardan sahnede. Bizler açısından direniş sona ermiş değil. Rojava’yı savunmak hayati bir sorumluluktur” dedi…

Türk devlet destekli HTŞ gruplarının Rojava’ya yönelik işgal saldırılarına uluslararası kamuoyundan tepkiler sürüyor. Saldırıların başladığı 6 Ocak’tan bu yana, başta Avrupa olmak üzere dünyanın birçok yerinde milyonlarca insan alanlara çıkarak protesto eylemleri gerçekleştirdi.

Bu merkezlerden biri de İtalya. Günlerdir çeşitli eylem ve etkinliklerle saldırıları protesto eden İtalya’daki Kürdistanlılar ve dostları, 14 Şubat’ta Roma, Milano ve Sardegne’da kitlesel yürüyüşler düzenleyecek. Mantova Belediyesi’nde ise siyasetçilerin katılımıyla Kürdistan’daki gelişmelere ilişkin geniş katılımlı bir panel yapılacak.

Eylemler, “Öcalan’a özgürlük, Rojava’ya statü” sloganıyla gerçekleştirilecek. Amaç, “Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komployu 27. yıl dönümünde protesto etmek”, “Öcalan için özgürlük talebini yükseltmek” ve “Rojava’ya yönelik saldırıları kınamak.”

İtalyan aktivist Viola Paolinelli de Rojava’ya yönelik saldırılar ve cumartesi günü İtalyanlar öncülüğünde düzenlenecek eylem ve etkinliklere ilişkin ANF’ye değerlendirmelerde bulundu.

‘10 YIL ÖNCE YENİLENLER YENİDEN SAHNEDE’

Rojava’ya dönük saldırıların yeni olmadığını devrimin ilk gününden beridir bölgede inşa edilen sistemin yok edilmek istendiğini belirten aktivist Viola Paolinelli, “On yıl önce Kürtler karşısında yenilmiş düşmanlar, bugün isim ve kılık değiştirerek tekrardan Rojava’yı hedef alıyor. On yıl önceki düşmanla bugünkü arasında hiçbir fark yok. Sadece yüzler ve simalar değişik ama zihniyetleri ve başvurdukları şiddet ve dehşet kökeni aynı” dedi.

‘BİZLER AÇISINDAN DİRENİŞ SONA ERMİŞ DEĞİL’

İşgal saldırılarına ve uluslararası konsepte rağmen Kürt halkının ve onları destekleyenlerin direnişinin asla sona ermediğinin altını çizen İtalyan aktivist Paolinelli, devamla şunları ifade etti:  “Tarihin bize gösterdiği en bilgece özelliklerden biri, kendini dönüştürebilme, bir anlamda akışkan olabilme ve bu sayede direnişin yeni başlangıçlarını inşa etmek için her zaman uygun biçimleri bulabilme kapasitesidir. Direniş hiçbir zaman sona ermiş değil. Tarih her zaman Kürt halkının döngüsel olarak her zaman özgürlüğünü aramaya ve bir şekilde isyan etmeye yöneldiğini bizlere göstermiştir.”

‘ROJAVA BİR PARADİGMA YARATTI’

Kürt Özgürlük Hareketi’nin “Jin Jiyan Azadî” felsefesini dünyaya yayarak bir bakıma bir paradigma oluşturduklarını ifade eden Paolinelli, devamla şunları dile getirdi: “Eğer tüm insanlık bu üç kavramı ( Jin Jiyan Azadî) bütün değerlerin merkezine koyarak yetiştirilmiş olsaydı, bugün bulunduğumuz durumda olmazdık. Dolayısıyla bu paradigmayı yaymak, bunu belirli bir coğrafyanın ya da belirli bir partinin ötesinde anlaşılır kılmak; halklar arası birlikte yaşam, ekoloji ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı bir program inşa etmeye çalışmak bana göre, Rojava’nın da ötesine, hatta çok daha ötesine taşmış olan üç küresel taleptir.

Bunu Amerika Birleşik Devletleri’nde Black Lives Matter hareketinde gördük, Güney Amerika’dan tüm dünyaya yayılan Ni Una Menos hareketinde gördük, Kuzey Avrupa’dan dünyaya yayılan Fridays for Future hareketinde gördük. Dolayısıyla bu paradigmayı esas alan bir taban var. Bu kesimler Rojava’da olup bitenleri yakından takip ediyor. Bizim için, Rojava’ya gösterilen en küçük dayanışmanın bile her zaman büyük bir güç olarak algılandığını bilmek son derece önemlidir. Bu yüzden her gün ilerlemeye devam etmek, ilişkiler örmek, ittifaklar kurmak ve yeryüzünün halkları arasında karşılıklı diyaloğu sürdürmek gerekiyor.”

‘SINIRLARI AŞAN BİR ÖZGÜRLÜK TALEBİ’

Kürt kadın hareketinin artık sınırları aşan bir ağ haline geldiğinin altını çizen Paolinelli, Kolombiya’da gerçekleşen kadın konferansını hatırlattı.

İtalyan aktivist, “Bu günlerde Kolombiya’da çok önemli bir toplantı düzenleniyor. Bu Kürt kadın hareketinin gücünü ve sınırları aştığını bir göstergesi. Orada bulunmayı çok isterdim ve gelecekte, yalnızca Rojava bölgesinde inşa edilenle sınırlı kalmayıp tüm dünyayı kucaklamayı amaçlayan kadınların dünya çapındaki demokratik konfederalizmi olarak tanımlanan bu büyük devrime bir şekilde katkı sunmayı umuyorum” dedi.

‘ROJAVA’YI SAVUNMAK BİZİM İÇİN HAYATİDİR’

İtalyanlar olarak 14 Şubat Cumartesi günü İtalya’nın 4 merkezinde Rojava’ya dönük saldırıları kınamak ve Önder Apo’ya özgürlük talep etmek amacıyla düzenlenen eylemleri hatırlatan Paolinelli, şunları ifade etti:

“Bu cumartesi İtalya’nın çeşitli şehirleri, başta Roma olmak üzere, çok önemli ulusal yürüyüşlere sahne olacak. Bizim için bu eylemler çok önemli. Kürt halkıyla destek ve dayanışma içerisinde olanlar bu eylemlerde olacak.

Dolayısıyla hem Roma hem Milano hem de Cagliari bu yürüyüşlere sahne olacak. Bu nedenle bu mücadele, İtalya’nın yerel mücadelelerine en geniş şekilde dokunan mücadelelerden biri konumunda.

Hem İtalya’nın Abdullah Öcalan’ın tutuklanması sürecindeki rolü hem de o dönemden, hatta daha öncesinden bu yana İtalyan halkının Kürt halkına gösterdiği dayanışmanın tarihsel bir nitelik taşıması nedeniyle; bu mirası devralmak ve Kürt halkıyla aramızdaki kardeşlik — hatta özellikle kız kardeşlik demeyi tercih ediyorum — ilişkisinin hafızasını yaşatmak benim için son derece önemlidir. Çünkü bugün özellikle Rojava, her coğrafyada ve her alanda bize yönelen saldırılar karşısında en çok nefes almamızı sağlayan somut bir ütopyayı temsil etmektedir.

Bizim için Rojava devrimini inşa eden halkı korumak, savunmak ve desteklemek hayati bir sorumluluktur. Bu nedenle herkes bu yürüyüşlerde olmalı.”

İtalya’da 14 Şubat Cumartesi günü gerçekleşecek eylem yerleri ve saatleri:

Roma: Plazza İndipendenza, saat 14.30

Milano: Largo Cairoli, 14.30

Cagliari: Piazza Garibald, saat 17.00

Mantova Panel: Sala Degli Stemmi, Palazzo Soardi, saat 17.00

/ANF/

Öne Çıkanlar