KJAR Diplomasi Üyesi Jiyan Hewraman, Kürtlerin mücadele deneyiminin demokrasi ve özgürlüğü kolaylaştırdığını söyleyerek ‘Kürtler, Ortadoğu’nun demokratikleşmesinin önünü açabilir’ dedi
Medeniyetin, devletin, kültürün ve toplumsal yaşamın başladığı Ortadoğu, bugün savaş ve çatışma alanı haline geldi. Bölgedeki uluslararası güçlerin müdahaleleri, egemen ve sermaye güçlerinin eliyle sürdürülen savaşlar, bölgeyi krizlerin merkezi yaptı. Kültürün, dilin, inancın, medeniyetin dünyaya yayıldığı bu coğrafya, uluslararası güçlerin en yoğun müdahale ettiği bölgelerden biri oldu. Halkların ve toplumların hegemonyacı güçlerin savaş ve çatışmalarına karşı mücadelesi kesintisiz sürüyor. Bugün bu mücadele önemli bir aşamaya geldi.
Doğu Kürdistan Özgür Kadınlar Topluluğu (KJAR) Diplomasi Üyesi Jiyan Hewraman, Ortadoğu ve Doğu Kürdistan’daki gelişmelere ilişkin Ajansa Welat’a (AW) konuştu.
‘Kürtlerin deneyimi demokrasi ve özgürlüğün yolunu açıyor’
Jiyan Hewraman, Kürt halkının uzun soluklu bir mücadele geçmişine sahip olduğunu, hassas ve belirleyici bir aşamadan geçtiğini belirterek şöyle konuştu:
“Bu aşama sadece Kürt halkı için değil, tüm Ortadoğu bölgesi için de stratejik etkilere sahip. Küresel koşullarda birçok güç, bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalışıyor. İsrail ve Amerika gibi güçlerin amacı, bölgesel değişiklikler yoluyla hegemonyalarını korumak. Aynı zamanda bölgedeki ulus-devletler halklara yönelik saldırılarını sürdürüyor. Bu çerçevede Kürt halkı olarak, toplumsal ve siyasi bir güç olarak büyük bir role sahibiz. Kürt halkının güçlü bir mücadele deneyimine sahip olduğunu söyleyebilirim; bu deneyim demokrasi ve özgürlüğe ulaşmayı kolaylaştırabilir. Kürt halkının uzun soluklu mücadelesi sayesinde Kürt toplumunda siyasi ve toplumsal bilinç oldukça yükseldi. Bu nedenle Kürt halkının siyasi duyarlılıkla hareket etmesi, birliğini ve kazanımlarını koruması çok önemli. Bu bağlamda demokratik ulus projesi, bölgenin sorunlarına yanıt olabilir ve demokratik çözümlerin yolunu açabilir.”
‘Birlik, yılların mücadelesinin sonucudur’
Konuşmasının devamında Jiyan Hewraman, Kürt partilerinin siyasi birliğini ilan etmesinin önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bu birlik, yılların mücadele deneyiminin sonucunda hazırlandı. Bu birlik sadece bugünkü koşullara yönelik değil, uzun vadeli demokratik çözüm sürecinin inşası için de önemli. Tarih gösteriyor ki devlet güçleri için toplumsal çıkarlar hiçbir zaman önemli olmadı ve iradeleri hiçbir zaman tanınmadı. Geçmişten bugüne kadar Kürt halkının kenetlenmesiyle nasıl bir güç ortaya çıktığını gördük. Kürt halkının geleceğini koruma, kazanımları savunma amacıyla siyasi ittifak kuruldu. Ulusal birlik, Kürt halkının zor koşullarda bile yolunu bulmasının temeli olabilir.”
‘Temel güç Kürt halkıdır’
Jiyan Hewraman, Kürtlerin sesini ve taleplerini dünya çapında farklı platformlara ulaştırmayı amaçladıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Başka güçlerle ilişkiler kurarak demokratik çözüme destek olmak istiyoruz. Aynı zamanda temel gücün Kürt halkı olduğunu biliyoruz. Diplomasi, halkın desteği ve bilinci olmadan başarılı olamaz. Bu nedenle hem diplomasi alanında hem de toplum içinde çalışmalarımız devam ediyor.”
‘Çözüm demokratik bir sistemle mümkündür’
Değerlendirmelerini genişleten Jiyan Hewraman, savaşların temelinde devlet çıkarlarının yattığını hatırlatarak şöyle devam etti:
“Küresel güçler Ortadoğu üzerinde egemenlik kurmaya ve rakiplerinin gelişimini engellemeye çalışıyor. Ancak Kürt halkı, hiçbir gücün planlarının aracı olmayacağına karar verdi. Çünkü devlet projeleri bugüne kadar hiçbir çözüm getirmedi. İran’da siyasi değişiklikler olursa bu, Kürt sorununun demokratik şekilde tartışılması için bir fırsat yaratabilir. Kürt halkının statüsü tanınmadıkça, siyasi, kültürel ve toplumsal hakları güvence altına alınmadıkça İran’da da demokrasi gerçekleşmez. Bu nedenle Kürt halkının ve İran’daki diğer halkların kaderi birbirine bağlıdır. Gerçek bir çözüm ancak tüm halkların haklarının tanınması ve demokratik bir sistemin kurulmasıyla mümkündür.”
‘Özgürlük ve demokrasi talebi canlı’
Jiyan Hewraman, son dönemde İran rejiminin halk üzerindeki baskısının arttığını belirterek şöyle devam etti:
“Çok sayıda kişi gözaltına alındı, tutuklandı ya da öldürüldü. Özellikle siyasi tutuklular çok zor koşullarda tutuluyor ve sık sık idam tehdidiyle karşı karşıya kalıyor. Öte yandan internet kesiliyor. Çünkü İran devleti halkların sesini ve rengini sansürlüyor. Bölge militarize edilmiş durumda, birçok yer askeri güçlerle doldurulmuş ve internet sık sık kesiliyor ki halkın sesi dünyaya ulaşmasın. Ayrıca kadınlara yönelik saldırılar da arttı. Rejim çok iyi biliyor ki toplumda kadınlar değişimin gücüdür. Bu yüzden rejim kadınlar üzerindeki baskıyı sık sık artırıyor. Ancak ‘Jin, Jiyan, Azadî’ felsefesi temelindeki toplumsal hareket, halklar arasında özgürlük ve demokrasi talebinin canlı olduğunu gösteriyor.”
‘Jin Jiyan Azadî halkların kenetlenmesinin sembolüdür’
Jiyan Hewraman konuşmasının sonunda özgürlük ve demokrasi için verilen mücadelenin önemine dikkat çekerek şöyle dedi:
“Kürt siyasi ve toplumsal güçleri, hem Kürt halkını korumak hem de demokratik çözümün yolunu açmak için çok önemli çalışmalar yapıyor. Bunlardan en temel olanı ulusal birliğin inşasıdır. Temel amaç Kürt halkının gücünü ve birliğini korumaktır. Demokratik çözüm ve halkların ortak yaşamı, bölgede kalıcı barış ve huzuru sağlayacak en doğru yoldur. Unutmamalıyız ki ‘Jin, Jiyan, Azadî’ halkların kenetlenmesinin sembolüdür.”
/Haber: Naz Özek- Ajansa Welat/











