KJK’den çağrı: YPJ Kampanyasına destek verelim

KJK Koordinasyonu YPJ’nin statüsünün kabul edilmemesinin “ideolojik bir saldırı” olduğunu belirterek, Kadınların Ortak Eylem Platformu’nun YPJ için başlattığı kampanyayı sahiplenmeye çağırdı.

KJK Koordinasyonu yaptığı yazılı açıklamada, YPJ`yi ve kazanımlarını sahiplenme, koruma ve büyütmenin, “geleceği korumak” olduğunu vurguladı.

Açıklamada şunlar ifade edildi:

“Büyük bir devrime imza atan YPJ`nin kuruluşunun üzerinden 13 yıl geçti. 4 Nisan 2013 tarihinde Kadın Savunma Birlikleri olarak kendisini ilan eden YPJ, bu 13 yıllık zaman dilimi içerisinde özgür yaşam savaşının öncülüğünü yaptı ve aralarında dünyanın farklı uluslarından onlarca enternasyonalin de olduğu binlerce şehit verdi. Bu vesileyle Ş. Arin, Silava, Barin ve Deniz şahsında tüm YPJ şehitlerini saygı ve minnetle anıyoruz. Rojava`da yarattıkları ve tüm dünya kadınlarına ilham veren özgür yaşam değerlerini koruma sözümüzü yeniliyoruz.

Bu 13 yıllık zaman dilimi, YPJ`nin sadece askeri değil, aynı zamanda kadın özgürlüğü ve eşitliği için mücadele eden bir kadın savunma gücü olduğunu gösterdi. YPJ`nin kuruluşu Rojava`da ve Suriye`de yaşanan savaşın ve yaşamın seyrini değiştirmiş, bir çok değişime öncülük etmiştir. YPJ, DAİŞ`e karşı askeri savaş yürütürken, aynı zamanda Rojava halkı içinde de cinsiyetçi, ırkçı  anlayışlara karşı mücadele etmiş, değişim ve dönüşüme vesile olmuştur.

Özgür kadının yaratılışı olan YPJ,  Kürt, Arap, Türkmen, Süryani  kadınların kendilerini erkek egemen çete saldırılarına karşı savunma ihtiyaçlarından doğarken, kadınları ortak bir amaç için tek çatı altında toplamıştır. Direnişi, mücadelesi ve ideolojisiyle Rojava sınırlarını aşarak dünya kadınlarına umut ve ilham olmuş, kadınların enternasyonal birliğine, Dünya Kadın Konfederalizmine büyük bir zemin sunmuştur. Yine onurlu mücadelesiyle, Kürt halkındaki feodal anlayışları kırmış, saçlarının örgüsü etrafında, Kürt halkının en temel ihtiyaçlarından biri olan demokratik ulusal birliğin en güzel resmini çizmiştir.

DAİŞ`e karşı vermiş olduğu direnişle dünyaya adını duyururken, kadın özgürlükçü paradigmasıyla kadın mücadelesinin yoluna ışık tutmaya devam ediyor. Bu anlamda YPJ Kürt kadınlarının olduğu kadar dünya kadınlarının da mücadele ve direniş tarihinde önemli bir yer edindi, büyük bir miras yarattı. Erkek egemen sisteme, işgale, soykırıma ve baskıya karşı mücadelede umut yarattı.

Çünkü YPJ, erkek egemen bu sisteme karşı sadece mücadelenin ve öz savunmanın adı değil, yeni ve özgür yaşamın da adı oldu. Savaşın tüm yıkıcı karakterine rağmen, özgür kadın ve özgür yaşamı inşanın adı oldu.

Doğada hiçbir canlı özsavunmasız değilken, kadınlar erkek egemenlikçi tarih boyunca sürekli bu haktan mahrum bırakılmış ve bunun bedelini çok büyük acılarla ödemişlerdir. Gazze`de, Ukrayna`da, Afganistan`da, Somali`de, İran`da yaşanan savaşlarla, özsavunmasız kadınların ne kadar ağır sonuçlarla karşı karşıya kaldıklarının son örnekleri olmuştur. Bugün Kürdistan`ın ve dünyanın dört bir yanında savaşlar büyüyerek devam ederken ve her geçen gün kadın katliamları artarken, kadınlara “özsavunmasız kalın” demek, kadınları çaresiz bir şekilde, egemenlerin, katillerin ve çetelerin eline mahkum etmek demektir.

Şam geçici hükümetiyle Rojava arasında Entegrasyonun tartışıldığı böylesi bir süreçte öne çıkan tartışmalardan en önemlisi de YPJ`nin statüsüne ilişkindir. Çete örgütlenmelerinin ve saldırılarının devam ettiği ve en fazla da kadınları hedef aldığı böylesi bir dönemde YPJ`nin statüsünün tartışmaya konulması ve Şam geçici hükümeti tarafından kabul edilmemesi,  kadın kazanımlarına ve iradesine en büyük saldırıdır. Şam geçici hükümeti, oluşturduğu kabine ve yasa taslaklarıyla ne kadar cinsiyetçi ve kadın haklarını tanımayan bir hükümet olduğunu çok açık bir şekilde ifade etmişken, bu kadar saldırı altında kadınların özsavunmasız kalmaları kabul edilebilir bir durum değildir.

YPJ`nin statüsünün kabul edilmemesi elbette ideolojik bir saldırıdır. Her şeye boyun eğmesi beklenen kadınların savunma, eğitim, sağlık, ekonomi gibi yaşamın her alanında söz ve irade sahibi olması HTŞ gibi DAİŞ zihniyetinden beslenen bir hükümetin kolay kabul edeceği bir durum değildir. Fakat kadınlar da bu zihniyete teslim olmayacaklarını haykırmaya devam ediyorlar. Son olarak  bu saldırılara karşı 27 Nisan tarihinde Rojava’da Kadınların Ortak Eylem Platformu, Kadın Savunma Birlikleri’ne (YPJ) destek amacıyla, YPJ’nin savunma bakanlığı yapılanmasında yer alması ve statüsünün tanınması talebiyle bir kampanya başlattı. Biz de KJK olarak kadınların başlattığı bu anlamlı kampanyayı selamlıyoruz. Önder APO`nun 21.yüzyıl kadın yüzyılı olacak tespitinin en önemli ayağını oluşturan YPJ`yi ve kazanımlarını sahiplenmek, korumak ve büyütmek, geleceğimizi korumaktır.

YPJ, özgür yaşam aşığı olan tüm kadınların kırmızı çizgisidir. Bu temelde Bakur`dan Başur`a, Rojhilat`tan Avrupa`ya, Şengal`den Maxmur`a başta kadınlar olmak üzere tüm halkımızı başlatılan bu kampanyaya destek olmaya çağırıyoruz. HTŞ çetelerinin  Rojava`da, Suriye`de, Şengal`de kadınlara karşı işledikleri suçlar belgelenerek tüm dünyaya ulaştırılmalı ve bunun hukuksal mücadelesi verilmelidir.

Gençleri, anaları, akademisyenleri, sanatçıları, hukukçuları, enternasyonalistleri, herkesi bu kampanyaya destek olmaya, kendi alanlarında farklı çalışma ve etkinliklerle kadınların özsavunma sorununu daha da görünür kılmaya çağırıyoruz.”

/ANF/

Öne Çıkanlar