Kürt Kadın İlişkiler Merkezi (REPAK), aktivist Şerîfe Muhammedî hakkında verilen idam kararını kınadı; İran rejimini insan hakları ihlallerine, idamlara ve kadınlara yönelik saldırılara son vermeye çağırdı.
REPAK, İran’da kadınlara ve muhaliflere yönelik baskıların arttığını belirterek, kadın aktivist Şerîfe Muhammedî hakkında verilen idam kararını kınadı.
REPAK’ın açıklaması şöyle:
“Tarih boyunca sadece savaş ve yıkımla kendisini savunan ve varlığını sürdüren rejimlere baktığımızda, ülkelerinde hiçbir zaman huzur ve barışı tesis edemediklerini, tersine sürekli daha derin bir kaosa sürüklendiklerini görüyoruz. İran’daki Molla rejimi de, en kritik dönemlerde bile halkının yanında olmamış, onların sesine ve taleplerine kulak vermemiştir. Halkın çıkarlarını savunmak yerine, her geçen gün daha da şiddete başvurarak ülkeyi çıkmaza sürüklemiştir.
Tarihte çokça örneği vardı; iktidarını sadece tekeli üzerine kuran, halkın taleplerini göz ardı eden rejimler hiçbir zaman varlığını koruyamamıştır, ancak haksızlık ve adaletsizliklere karşı halkının yanında duran ve çözümü için çabalayan rejimler mutlaka başarıya ulaşmıştır.
İnsan haklarının çiğnenmesine, şiddete, sömürüye ve adaletsizliğe karşı mücadele eden Şerîfe Muhammedî hakkında verilen idam kararı, hukukun üstünlüğüne dayalı bir adalet sistemi değil; erkek egemenliğini koruyan, kadınların yaşam hakkını hedef alan bir zihniyetin ürünüdür. Reşt kentinde yaşayan Şerîfe Muhammedî, Aralık 2023’te “devlet karşıtı propaganda” suçlamasıyla tutuklandı. 4 Temmuz 2024’te İran Devrim Mahkemesi tarafından idama mahkûm edildi. Ancak itiraz sonucu, 12 Aralık 2024’te bu karar iptal edildi. Ne var ki, yalnızca iki ay sonra, 13 Şubat 2025’te Devrim Mahkemesi’nin 2. Dairesi aynı cezayı tekrar onadı.
Kendi özgürlüğü için mücadele eden yüzlerce kadın gibi, o da rejimin hedefi oldu. Halklar bu adaletsizliği görerek sessiz kalmadılar ve kalmayacaklar. Çünkü her sessizlik, yeni adaletsizliklere yol veriyor ve onların hukuk maskesi altında meşrulaştırılmasına zemin hazırlıyor.
İran’daki Molla rejimi, sadece kadınların değil, insan haklarını savunan ve sesini yükselten herkesin düşmanı olduğunu defalarca kanıtlamıştır. Binlerce insan farklı gerekçelerle hapishanelere doldurulmuş, birçoğunun akıbeti hala bilinmemektedir. Hak talebi suç sayılmış, ölüm ise tek çare gibi gösterilmiştir. Böylesine ağır zulüm ve zorbalığın hüküm sürdüğü bir yerde sessizlik ya da geri çekilme mümkün değildir. Çözüm üretmek yerine, her girişimi erkek egemen sistem için bir tehdit saymakta ve zor yoluyla bastırılmaktadır. Bütün bunlar dünyanın gözü önünde yaşanmakta ve her geçen gün daha da artmaktadır.
Biz REPAK olarak İran rejimine çağrıda bulunuyoruz: İnsan haklarına karşı işlenen suçlara, kadınlara yönelik sistematik saldırılara ve idam cezalarına son verin. Çözümün ve huzurun tek yolu, demokratik anlayış, halkın sesinin duyulması ve hakların korunmasıdır. Ayrıca uluslararası demokratik kamuoyuna sesleniyoruz: Özgürlük isteyen halkların sesi olun, her yerde idamlara karşı çıkın ve dayanışma gösterin.”
/ANF/










