Kadın Basın Birliği’nin (YRJ), “YRJ’yi büyüterek kadın devriminin sesi olacağız” sloganıyla düzenlediği 4. Konferans, yeni meclisin seçilmesi ve sonuç bildirgesinin açıklamasıyla sona erdi…
Kadın Basın Birliği (YRJ), “YRJ’yi büyüterek kadın devriminin sesi olacağız” sloganıyla 4. konferansını gerçekleştirdi. Konferans, Kuzey ve Doğu Suriye’nin Cizîrê Kantonu’na bağlı Qamişlo kentinde, Rojava Üniversitesi salonunda düzenlendi.
Örgütsel ve tüzük çalışmaları üzerine yapılan tartışmalardan sonra, YRJ’nin yeni meclis seçimi yapıldı ve meclisin 31 üyesi seçildi.
Seçim gündemi ardından meclisin eski çalışanları ödüllendirildi.
Konferansın sonuç bildirgesi ise gazeteci Zîlan Ebdo tarafından okundu.
YRJ’nin açıklaması şöyle:
KONFERANS CİHAN BİLGİN’E ADANDI
“YRJ’yi büyüterek kadın devriminin sesi olacağız” sloganıyla 4. konferansımızı kadınların mücadelesinden aldığımız büyük güç ve coşku ve geniş bir katılımla 8 Kasım 2025’te Qamişlo’da düzenledik. Konferansımızı, gazeteci arkadaşımız Cihan Bilgin’e adıyoruz. Cihan Bilgin şahsında arkadaşlarımız Nazım Daştan, Gulistan Tara, Hêro Bahadîn, Rosîda Mêrdîn, Aziz Köylüoğlu, Seyit Evran, Egîd Roj, Argeş Serhed, Axîn Qamişlo, Evrîn Efrîn ve özgür basının bütün şehitlerini anıyoruz.
Dünyada, bölgede ve Kürdistan’da önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde konferansımızı gerçekleştirdik. Konferansımız gündem ve geniş değerlendirmeleriyle alternatif ve özgür basın çizgisi için güçlü bir zemin oluşturdu.
KÜRDİSTAN VE ORTADOĞU MERKEZLİ SAVAŞ YAYILIYOR
Bugün, kapitalist modernite sistemi eliyle küresel ölçekte yaratılan ekonomik, politik, ekolojik ve toplumsal kriz giderek daha da derinleştiriliyor. Kürdistan, Suriye ve genel olarak Ortadoğu’yu merkez alan savaş, Ukrayna-Rusya, İsrail-Hamas savaşlarıyla giderek genişliyor. Küresel ölçekte gelişen savaş, en çok kadınlara zarar veriyor. Coğrafyamızda cinsiyetçiliği, ırkçılığı ve dinsel fanatizmi körükleyen kapitalist modernite, cihatçı güçler aracılığıyla kadınlara, halklara, inançlara, azınlıklara ve doğaya karşı katliamlar gerçekleştiriyor. Bu gerçeği takip eden ve kamuoyuyla paylaşan gazeteciler vahşice katlediliyor.
Toplum çok yönlü krizlerle yönetiliyor; şiddet, yoksulluk, göç, katliam ve çaresizlikle susturuluyor. Savaş gölgesi altında kadın bedenine ve değerlerine yönelik tecavüz meşrulaştırılıyor ve yaşam alanı daraltılıyor. Demokratik bir çözüm yerine katliam, talan ve savaş politikaları her geçen gün derinleştiriliyor.
ÖNDER APO’NUN FİZİKİ ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN ÇALIŞACAĞIZ
Önder Apo, ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’yla mevcut krizin nedenlerini ve sorunu yaratmak için kullandığı ‘kastik katil’ yönteminin gerçekliğini açıkça ortaya koydu. Mevcut krizi aşmak için kadınların özgür yaşam mücadelesini bir alternatif olarak gösterdi ve bu süreçte kadın öncülüğüyle ilgili umutlarını dile getirdi. Önder Apo, toplumun özgürlüğünün kadınların öncülüğündeki bir mücadeleyle mümkün olduğuna inanıyor. Konferansımızda, kadın özgürlük projesinin ve Barış ve Demokratik Toplum sürecinin başarısının ancak Önder Apo’nun fiziki özgürlüğüyle mümkün olduğuna inanıyor. Bu temelde, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için çalışmayı ve öncülük etmeyi temel görev olarak görüyor.
Kastik katil tanımını en fazla Suriye coğrafyası doğruluyor. Baas rejiminin yıkılmasının ardından Suriye’deki kriz derinleşti. Katliam, yağma, yerinden etme ve tüm farklılıklara yönelik şiddet yaşamın her alanında yaşanıyor. Ulus-devletin temel ideolojisi olan dinin etkisiyle Suriye genelinde kadınlar, kaçırma ve katledilme politikalarıyla siyasi ve toplumsal alandan uzaklaştırılmakla karşı karşıya. Ayrıca, kapitalist modernite ve bölgesel güçler kadınlara ve halklara bir merkeziyetçilik dayatıyor. Merkeziyetçiliği dayatmak, kadın devriminin ve demokratik ulusun tam tersidir. Bu politikalara karşı, Kuzey ve Doğu Suriye ile Suriye’deki kadınlar, erkek zihniyetinden ve bilincinden arındırılmış kendi kalemleriyle, kendi sözleriyle, hakikat yolunda mücadele ederek kimliklerini ortaya koyabilirler.
ROJAVA DEVRİMİ TÜM KADINLARIN EVİ HALİNE GELDİ
Konferansımız, Kürt kadınlarının öncülüğündeki Rojava Devrimi’nin DAİŞ vahşetini yenerek demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü perspektifiyle toplumu komünler ve meclisler temelinde örgütlediğini ve alternatif bir yaşam modeli haline geldiğini gösterdi. Bu nedenle en fazla kadınlar devrimin etrafında toplandı. Arap, Süryani, Ermeni, Asuri, Keldanî kadınlarının katılımıyla Rojava Devrimi bir kadın devrimine dönüştü. Kadınların, meclis, akademi, öz savunma güçleri ve Özerk Yönetim ile ittifakıyla Suriye’deki tüm kadınlar ve halklar için demokratik bir sistemin temelleri atıldı. Dürzi ve Alevi kadınlar da bu gerçeklikten ilham aldı ve çetelerin saldırılarına karşı örgütleniyorlar. Bu tarihsel gelişmelerle Rojava Devrimi, tüm kadınların evi haline geldi ve küresel ölçekte kadın isyanları, mücadeleleri ve devrimleri için güçlü bir zemin oluşturdu.
Kuzey ve Doğu Suriye’de kadın gazeteciliği zor savaş şartları ve kadın devriminin inşası sürecinde gelişti. Onlarca genç gazeteci, gerçeğin karanlıkta kalmaması için Gurbetellilerin izinde hakikati aradılar ve devrimin büyümesinde ana bir rol oynadılar.
SÖZ, KALEM VE GÖRMENİN ANLAMI GÜCÜNÜ MÜCADELEMİZİN TEMELİ YAPTIK
Yaşamın tüm alanlarında olduğu gibi basın alanında da büyük bir mücadele gerekiyordu. Kadın gazeteciler olarak gerici toplumsal normların dayatılmasına, medyadaki cinsiyetçi dile, erkek devlet zihniyetine karşı mücadele ettik ve mücadelemizi kesintisiz sürdüreceğiz. Hakikat yolculuğunda, söz, kalem ve görmenin anlamlı gücünü mücadelemizin temeli yaptık. Yükümüzün ağır, yolumuzun uzun olduğunun bilincindeyiz.
YRJ, demokratik bir ulusun, komünal bir toplumun ve özgür bir arada yaşamanın inşasını ve basınını temel görevi olarak benimser. Komünal yaşam, komünlerin inşası, özgür basının tüm çalışma ve faaliyetlerinde vücut bulur. Bu temelde örgütlenecek, eğitecek, uzmanlık geliştirecek ve gerçeğe öncülük edecektir.
Önder Apo, Gurbetelli Ersöz çizgisi için “Özgür bir yaşam için gösterdiği kararlılık ve mücadele, herkesin omuzlarına sorumluluk yüklüyor. Gurbeteli’nin anısını yaşatmak, düşüncelerini ve mücadelesini gelecek nesillere aktarmak bizim görevimizdir” diyor. Konferansımız, Önder Apo’nun Gurbetelli Ersöz’ü özgür basın pusulası olarak tanımlamasını esas alarak her koşuda hakikati aramak ve gerçekleri aydınlatmak için yorulmadan çalışacağının altını çizdi.
YRJ, gelecekte Ortadoğu’da, özellikle Suriye’de, kadınların gözü, kulağı ve sesi olmak, mücadele etmek, her alanda örgütlenmek, sanal savaşlara karşı özgür basın dilini savunmak, özgür kadın ve erkeklerden oluşan demokratik bir toplum inşa etmede büyük bir azimle öncü bir rol üstlenmek için daha da çok çalışacaktır.”











