Şahadetlerinin yıl dönümünde Heval Evin Goyi’yi ve Evin yoldaşla birlikte şehit düşen Mir Perwer ile Abdurrahman Kızıl’ı saygıyla anıyoruz. Onlar, Kürdün özgürlük mücadelesinde onurlu yerlerini almışlardır.
Kürt halkı öfkeli
Şahadetinin üçüncü yılında bu saldırıyı düzenleyenlerin hâlâ netleşmemesi, Fransa devletinin sorumluluğunu göstermektedir. Birinci Paris katliamı da aynı şekilde aydınlatılmadı ve Kürt halkının öfkesine neden oldu.
Heval Evin, Paris’te ikinci katliam olarak tanımladığımız bir saldırıyla şehit edildi. Uzun yıllar özgürlük mücadelesinde yürüyen, daima mücadele içinde olan ve zorluklar karşısında güçlü, onurlu bir duruş sergileyen öncü yoldaşlarımızdandı.
Önderlik eğitimlerini gören ve Önderlik gerçekliğiyle buluşan; bunu mücadelede yaşatan ve kendi kişiliğinde oluşturan bir duruşa sahipti. Kadın hareketinin öncü kadrolarındandı ve birçoğumuzun örnek aldığı bir yoldaşımızdı. Birçoğumuz onun moral gücünden, mücadele aşkından, ülke sevdasından feyz aldı.
Botan’ın özgür kadını
Heval Evin, genç yaşlarda mücadele saflarına katılan; Botan’ın yurtseverlik kültürünü ve direnişini kendisinde oluşturan bir kadın militandı. Botan savaş pratiğinde yer alan, ilk kadın ordulaşması ve ilk kadın birliklerinde bulunan; orada komutanlaşarak kadın mücadelesine öncülük eden bir yoldaştı. Kadın özgürlük mücadelesinin militanlığını yaratmıştı.
Önderliğimiz Botan kadınının özgürlük düzeyini tanımlayınca, Heval Evin bundan gurur duyardı. Botan’ın hem Kürdistan tarihindeki hem de özgürlük tarihimizdeki yerini hepimiz biliyoruz. Ayrıca Botan, gurur duyduğumuz bir coğrafyadır: Yurtseverliğin en derin olduğu, sömürgeciliğe ve ihanetçiliğe geçit vermeyen, baş eğmeyi asla kabul etmeyen ve kadınıyla bunu sembolleştiren; kültürüyle bu direnişi yaşatan bir alan. Mücadele tarihimizde de ilk savaşın geliştiği, ilk üstlenmenin oluştuğu, ilk gerillacılığın ve ilk kadın ordulaşmasının ortaya çıktığı bir yer.
Hem Botan’ın direnişçi gerçeği hem de Önderliğimizin kadında geliştirdiği bilinç, Evin yoldaşta iç içe yaşamsallaşmıştı. Kendi olma ve kendi iradesiyle var olma bilincini hem kendisinde geliştirdi hem de çevresinde bunun mücadelesini yürüttü.
Sakine Cansız ile omuz omuza
Botan savaş pratiği zorluklarla dolu bir tarihtir. Hem düşmanın acımasız yönelimleri karşısında büyük bir direniş sergilendi hem de coğrafyanın asiliği nedeniyle savaş tarihimizin merkezlerinden biri oldu. Aynı zamanda kadın olarak gerillacılığın onurlu ve iradeli duruşunun yaşandığı bir mekândı.
Evin yoldaş bu mekânın özelliklerini taşımaktaydı. Hiçbir zorluk karşısında pes etmeyen, iddialı, coşkulu ve güçlü bir duruş sahibiydi. Bu duruşuyla 30 yılı aşkın süre boyunca dağların her yerinde yürüdü, savaştı, halk çalışmalarında yer aldı; nerede ihtiyaç varsa orada oldu.
Sara’ların yoldaşıydı. Sara yoldaşla Botan’da birlikte kaldılar. Heval Sara’da olduğu gibi, Heval Evin’de de mücadeleci yön belirgindi, öndeydi. Hiçbir şeyi olduğu gibi kabul etmez; hep sorgulayan, peşine düşerek hakikati açığa çıkaran bir yapısı vardı. Bu nedenle Heval Evin, özgür kadın duruşunu büyük zorluklar içinde sorgulayarak, savaşarak, dağların ve mücadelenin bilgeliğinden damıtarak yaratmıştı.
Sıradanlığı kabul etmedi
Heval Evin’in kendine has özellikleri vardı. Kendine özgü bir üslubu vardı. Klasik ve sıradan bir kadın olmayı kabul etmez; bu tür yaklaşımlara öfkeyle karşı dururdu. Hep şunu söylerdi:
“Kadın bilinçlendikçe, kadın örgütlülüğü ortak iradeye dönüştükçe, kadın varlığını büyüttükçe erkek egemen sistem yenilecektir.” Bu, onun temel yaklaşımıydı.
Bu anlamda kadını gerçekten hisseden ve kadının gelişmesi için mücadele veren yoldaşlardan biriydi. Bundan dolayı erkek karşısındaki duruşu çok ilkeli ve ölçülüydü. Erkeğin değişmesi gerektiğine inancı çok netti. Heval Evin, geri ve geleneksel erkek karşısında hep mücadele veriyordu. Öfke duyuyordu, kızıyordu ama pes etmiyordu. Ortaya çıkan yetmezlikler karşısında öfkesi büyüyor, böyle olunca sorgulamaları daha da derinleşiyordu. Buna verdiği cevap ise şuydu: “Biz örgütlendikçe, bilinçlendikçe değişim yaratırız.”
Öz örgütlülüğü geliştirdi
Botan’da ve Medya Savunma Alanları’nın birçok yerinde komutanlık ve öncülük yapan arkadaşlardandı. KJK koordinasyonunda yer aldı ve kadın çalışmalarına öncelik vererek toplumdaki kadınların örgütlülüğüne yoğunlaştı. Paradigmayı ve demokratik konfederal sistemimizi anlayan arkadaşlardan biriydi.
Alanlarda komün, meclis, akademilerin oluşması, öz örgütlülüğün gelişmesi için mücadele etti. Bunun bilincini ve örgütlülüğünü geliştirmeye çalıştı. Temposu çok yüksek, aktif ve enerjisi çok güçlüydü. Moral ve motivasyonu sürekli kendinde oluşturan, mücadelenin sürekliliğiyle başarının geleceğine inanan bir yoldaştı.
Rojava kadın devrim sahasına geçti ve orada da mücadele yürüttü. En son KCK Yürütme Konseyi üyesi olarak görev yapıyordu. Onda PKK’liliğin mütevazılığı, PKK’li devrimciliğin farklılığı ve PKK’nin ahlaki-politik kadro kişiliği çok somuttu.
En tabandan başlayarak topluma birebir ulaşması, toplumdaki kadınların bilincinin ve örgütlülüğünün gelişmesi için çabası çok belirgindi. Rojava’da ilk komün ve meclislerin örgütlenmesinde yer alan arkadaşlardan biriydi Heval Evin. Gitmediği köy, ulaşmadığı aile, kadın yoktur desek abartı olmaz. Tüm kadınlar Heval Evin’i muhatap alıyor, saygı duyuyor ve etrafında toplanıyorlardı.
Halkçı ve mütevazıydı
Ondaki tecrübe, bilinç, örgütlülük, özgüven ve kadında somutlaşan irade insana müthiş bir ilham veriyordu. Heval Evin, Önderliğin yetiştirdiği kadın militanlardandı. Önderlik hep şunu derdi: “Sizi öyle yetiştireceğim ki herkes sizi muhatap alacak.”
Önderlik, kadın öncülüğünün ve kadın bilincinin bu devrimin garantisi olduğu anlayışını kadın hareketine ve militanlarına verdi. Heval Evin halka asla üstten bakmadı; halkçı ve mütevazı bir yoldaş olarak herkesin muhatap aldığı, güç aldığı biriydi. Görüşlerine herkes büyük değer verirdi. Demokratik konfederal sistemin özünü anlayarak halkın kendi örgütlülüğünü yaratmasının yolunu açanlardandı. Halkın öz gücünün, öz bilincinin ve öz örgütlülüğünün dünyayı nasıl değiştireceğini biliyordu. Bu nedenle Rojava kadın devriminde büyük bir emek ve çaba harcadı.
DAIŞ saldırılarında daima YPJ ile birlikteydi. Mevzilerde hep arkadaşlarının yanında duran, moral, güç ve güven veren bir militandı. Şengal’e yönelik DAIŞ saldırısında açılan koridorda gecesini gündüzüne katarak kadınları, çocukları ve halkı kurtarmaya çalıştı. Halkın kurtulması için büyük emek harcadı. Rojava’da ve dağdaki pratiğinde halkı için her türlü fedakârlığı gösterdi.
Kendini var etti
Önderlik, Botan’daki yurtseverliğin ve Dersim’deki bilincin bütünleşmesi gerektiğini belirtiyor. Heval Evin hem pratiğinde hem bilincinde bunu geliştirdi. Önderliğin çalışma tarzını kendine esas aldı. Önderliğin yoldaşlarına verdiği değeri yaşatmaya, Önderlikten aldığı eğitimi aktarmaya önem verdi.
Halk toplantılarında ve halk eğitimlerinde sürekli Önderliği anlattı. Rojava halkımız Önderliği gören bir halktır. Heval Evin de bunu bilerek Önderliğe layık olmanın, Önderliği toplumsallaştırmanın, ideolojisini ve felsefesini yaymanın mücadelesini yürüttü. Kadın hareketi açısından toplumculuğun ve savaşçı kadın militanlığının bileşkesi oldu.
Heval Evin, Sara yoldaşın özelliklerini de kendinde oluşturmaya çalışan arkadaşlardandı. Sürekli sorgulayan, tartışan, sürekli bir mücadele halinde olan bir yapıdaydı. Bu yüzden hep “Özgür kadın duruşu nasıl olmalı, özgür kadın ilkeleri nasıl somutlaşmalı?” sorularını tartışır ve somutlaştırmaya çalışırdı. Emeğiyle kendini yaratan yoldaşlardandı. Derler ya, “Yaşarken kendini ispatladı.” O, mücadele ederek kendini var etti.
Ülkeden ayrılmayı istemedi
Avrupa’ya gidiş nedeni sağlık sorunlarıydı. Fakat ülkeden kopuşu fiziki olarak bile kabul etmiyordu. Tedavi olup geri dönecekti. Sürekli ülkeyle ve yoldaşlarıyla bağı vardı. Bir an önce sağlık sorunlarını çözüp tekrar ülkeye dönmek ve aktif olarak mücadeleye katılmak istediğini belirtiyordu. Hep şöyle derdi: “Nerede olursak olalım, mücadele içinde olmamız lazım.” Ancak ülke onun açısından çok daha özel anlamlara sahipti. Ülke sevgisi ve bağlılığıyla tanımlayacağımız bir yoldaştı.
Yine de Avrupa’da halkımızın olduğu her yerde, nerede ihtiyaç varsa oraya koştu. Çok kısa kalmasına rağmen oradaki halkımızın tamamı Evin yoldaşı tanıdı. Çünkü toplumsal, komünal yaşamı ve demokratik duruşuyla kendini hemen belli ediyordu.
Yıldönümünde katledildi
Heval Evin, Sara’ya layık olma çabası içinde ve 9 Ocak’ın yıl dönümüne dönük hazırlıklar yaparken şehit düştü. Faşizm özgürleşen kadından korkar ve onu yok etmek için her türlü komploya başvurur.
Biz, özgürlükten vazgeçmeden; özgürlüğü toplumsallaştırarak, tüm kadınlara ve dünya insanlığına taşıyarak var olacağız.
Ne ölümler bizi ürkütecek, ne pusular bizi korkutacak, ne de tehditler bizi özgürlük mücadelesinden vazgeçirecek.
Heval Evin bunun temsili, bunun öncüsüydü. Rojava’dayken, dağdayken, Avrupa’dayken düşmanın halkımıza ve gerillaya yönelik saldırıları ile vahşeti karşısında sorumluluklarını yerine getirmeye çalışıyordu.
Özgür yarınları yaratacağız
Şahadetinin yıl dönümünde onun direnişi, bağlılığı, kadın özü ve coşkusuyla mücadeleye devam ediyoruz. Heval Evin’in şahadetinin bir an önce açıklığa kavuşturulması gerekiyor.
30 yılı aşkın süre boyunca her pusuya, her düşman saldırısına ve amansız savaş koşullarına karşı büyük bir iddia ile var oldu. Bizlere hep güç verdi. Bundan sonra da duruşu ve kişiliği bizlerin güç kaynağı olacaktır.
Şehitlerimizin uğruna mücadele ettikleri ve gerçekleşmesi için emek verdikleri özgür yarınları yaratmak bizlerin sorumluluğudur.
Fransa’nın başkenti Paris’te 23 Aralık’ta Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yönelik silahlı saldırıda şehit düşen Emine Kara (Evin Goyi) şahsında, değerli yurtseverlerimiz Mir Perwer ve Abdurrahman Kızıl’a; binlerce şehidimizin anısına layık bir mücadele yürüteceğiz. Kadın özgürlük çizgisinde özgürlük yaratılacak; toplumumuz onurlu ve özgür yaşayacaktır.











